YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/23187
KARAR NO : 2015/23529
KARAR TARİHİ : 08.10.2015
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Şikayetçi Sulh Hukuk Mahkemesine başvurusunda, satış ilanı tebliğ işleminin usulüne uygun yapılmadığını iddia ederek ihalenin feshini talep etmiş, mahkemece; şikayetin süre yönünden reddine karar verilmiştir.
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun “Aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçiye tebligat” başlıklı 16. maddesine göre “Kendisine tebliğ yapılacak şahıs adresinde bulunmazsa tebliğ kendisi ile aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır.”
Tebliğ tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Tebligat Tüzüğünün 22/1. maddesinde ise “Kendisine tebligat yapılacak kişi adresinde bulunmazsa tebliğ, ailesi efradından veya hizmetçi ve uşak gibi müstahdemlerden birine yapılır.” hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda, ihalenin feshini isteyen şikayetçiye satış ilanının ev adresinde borçlunun adreste bulunup bulunmadığı araştırılmadan 26/11/2011 tarihinde “aynı adreste muhatabla bereaber Kadir Gönülaçar imzasına tebliğ edildi” açıklaması ile Tebligat Kanunu’nun 16. maddesine göre tebliğ edildiği görülmektedir. Satış ilanının anılan yasal düzenleme ve tüzük hükmü uyarınca muhatap şikayetçinin adreste bulunup bulunmadığı tespit edilmeksizin aynı konutta berabar oturana tebliğ edilmesi usulsüzdür.
İİK’nun 127. maddesi gereğince taşınmaz satışlarında, satış ilanının bir örneği taşınmazda hissesi bulununlara tebliğ edilmelidir. Şikayetçiye satış ilanının tebliğ edilmemiş olması veya usulsüz tebliğ edilmesi Dairemizin süreklilik arzeden içtihatlarına göre başlı başına ihalenin feshi sebebidir.
O halde mahkemece, şikayetin kabulü ile ihalenin feshine karar verilmesi gerekirken şikayetin süre yönünden reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Şikayetçinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 08/10/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.