Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/15652 E. 2015/4376 K. 30.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/15652
KARAR NO : 2015/4376
KARAR TARİHİ : 30.03.2015

MAHKEMESİ : İZMİR FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Mahkemesi’nce verilen 03/04/2013 gün ve 2011/161-2013/47 sayılı kararı onayan Daire’nin 22/01/2014 gün ve 2013/10824-2014/1388 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, dava konusu markaların müvekkiline ait “…” ve “errea şekil …” ibareli 18, 25, 38 ve yine 16, 18 ,25, 26 sınıflarda korunan markaları ile benzer olduğunu, müvekkilinin markalarının tanınmış olduklarını, davalının 556 sayılı KHK’nın 8/4 maddesini ihlal ettiğini, davalının müvekkiline ait tanınmışlıktan haksız yararlandığını, müvekkili markasını çürüttüğünü, sulandırdığını, davalı marka tescillerinin kötü niyetli olduğunu, davalının bu markalarla ilgili 556 sayılı KHK’nın 14. md. uyarınca kullanımının bulunmadığını, “…” ibaresinin müvekkilinin ticaret unvanın kılavuz sözcüğü olduğunu iddia ederek, davalı adına …ayıtlı olan 2001/21594 nolu “…”, 2009/32677 sayılı “…”, 2003/05295 sayılı “…” ve 2002/33083 sayılı “…” markalarının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın usul yönünden reddi gerektiğini, hak düşürücü sürenin dolduğunu, sessiz kalma yoluyla hak kaybı olduğunu, müvekkilinin 2001 tarihli “…” tescilinden buyan 10 yıl geçtiğini, şekil eklediği diğer tescilinin 2009 tarihli olduğunu, davacının bu tescile itiraz ettiğini, itirazın reddedildiğini, “…. marka tescilinin gerçekleştiğini, davacını markalarının tanınmışlığı ile ilgili iddialarının dayanaksız olduğunu, tanınmışlık kriterlerinin bulunmadığını, müvekkilinin markasının kullanılmış olduğunu ve kullanılmakta olduğunu savunarak Medeni Kanunun 2. maddesi uyarınca açılan davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar, davalı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Bu kez daval​ı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 05,20 TL

karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK’nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 251,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 30/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.