Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2014/2839 E. 2015/21300 K. 24.02.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/2839
KARAR NO : 2015/21300
KARAR TARİHİ : 24.02.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme, kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan,söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma,suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Taksicilik yapan sanıkların suç tarihinde gündüzleyin … plakalı taksiyi korsan işleten katılan …’i kendilerinin durağının olduğu yerde çalışmaması konusunda uyardıkları; suç tarihinde akşamleyin saat:22.30 sularında katılan …’in yanındaki arkadaşları olan ve… plakalı taksiyi kullanan katılan … ve … plakalı taksiyi kullanan mağdur … ile birlikte sanıkların durağının olduğu yere gelmeleri üzerine, sanıkların katılan …’i darp ederek basit tıbbi müdahale ile iyileşir şekilde yaraladıkları ve ayrıca her üç şikayetçinin araçlarına tekme ve yumruk atarak zarar verdikleri iddia edilen olayda;
Kasten yaralama suçu yönünden katılandan kaynaklanan doğrudan bir haksız tahrik olmadığından tahrik hükümlerinin uygulanmaması şeklindeki gerekçenin yasal ve yeterli olması karşısında tebliğnamadeki 3 no’lu bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine ancak;
1- Kasten yaralama suçundan kurulan hükümde; 5271 sayılı CMK’nın 231/6-c fıkrasında belirtilen zarar kavramının, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 11-250/13 sayılı kararında da kabul edildiği gibi belirlenebilir, ölçülebilir, somut maddi zarar olup manevi nitelikteki zararı kapsamadığı,sanıkların sabıkasız olduğunun anlaşılması, yaralama suçunda dosyaya yansıyan, katılan tarafından ileri sürülmüş ve belgelendirilmiş giderilmesi gereken ölçülebilir, belirlenebilir (somut) maddi bir zarar bulunup bulunmadığının katılandan sorulup bir saptama yapılmadan ve manevi zararın ise hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmasına engel teşkil etmeyeceği gözetilmeden, sanığın işlemiş olduğu yaralama eyleminden dolayı “müştekinin şikayetçi olması ve zararın karşılanmamış olması” biçimindeki yetersiz gerekçe ile CMK.nın 231.maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
2- Katılanlar … ve …’e yönelik sanıklar hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümde, sanıklar müdafinin suçtan meydana gelen zararı gidermek üzere mahkemeden ödeme yapmak üzere tevdi mahalli tayini talebinin bulunduğunun anlaşılması karşısında, katılanların zararının tespit edilip sanıklara zararı karşılama imkanı tanınmasından sonra haklarında etkin pişmanlık hükümlerinin ve CMK’nın 231. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, araç sahiplerinin ve katılan …’in zararın giderilmesini kabul etmediklerinden bahisle tevdii mahalli talebinin reddi ve zararın giderilmediği” şeklindeki yasal olmayan gerekçe ile tevdi mahalli talebinin reddi ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
3- Mağdur …’a yönelik sanıklar hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümde, mağdur …’un 12/12/2011 tarihli beyanında şikayetinden vazgeçtiğini belirtmesi karşısında, sanığa yüklenen mala zarar verme suçunun soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı olduğu gözetilerek, 5237 sayılı TCK’nın 73/6.maddesi gereğince şikayetten vazgeçmeyi kabul edip etmediği hususunda sanığın beyanı saptanarak sonucuna göre hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24/02/2015 tarihinde oybirlğiyle karar verildi.