YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/20568
KARAR NO : 2015/30808
KARAR TARİHİ : 08.12.2015
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Borçlular hakkında bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip başlatıldığı, borçluların ödeme emrinin vekil yerine asile tebliğ edildiğini, takibe dayanak senedin ödeme emri ile birlikte tebliğ edilmediğini, ödeme emrinin unsurlarının eksik olduğunu, senedin kambiyo vasfında olmadığını ve icra kasasında bulunmadığını belirten şikayetleri ile birlikte, borca ve faizin tür, oran ve miktarına itirazda bulundukları, mahkemece, sadece borca itirazın reddi yönünde gerekçe oluşturulup, borçluların itiraz ve şikayetlerinin reddine karar verildiği görülmektedir.
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297/2. maddesinde aynen “Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir” hükmüne yer verilmiştir.
Bir mahkeme kararının gerekçesi, o davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyar; kısaca, maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterir. Tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve Yargıtay’ın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için ortada usulüne uygun şekilde oluşturulmuş, hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıkta bir gerekçe bölümünün bulunması zorunludur. Bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olarak yazılması gerektiğini öngören Anayasa’nın 141/3 . maddesi ve ona koşut bir düzenleme içeren 6100 Sayılı …’nun 27. ve 297. maddeleri işte bu amacı gerçekleştirmeye yöneliktir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2011/6-18 esas-2011/30 karar sayılı, 05.12.2007 gün ve 2007/3-981/936 sayılı; 23.01.2008 gün ve 2008/14- 29/4 sayılı kararları).
Somut olayda, borçluların, borca itirazları hakkında gerekçe oluşturulmuş, ancak şikayetlerin neden reddedildiğine dair herhangi bir gerekçe belirtilmediği görülmüştür.
O halde mahkemece, borçluların dilekçelerinde ileri sürdükleri şikayet sebepleri hakkında, yukarıda belirtilen ilkeler de nazara alınarak inceleme ve değerlendirme yapılıp, oluşacak sonuca göre gerekçesi de açıklanmak suretiyle karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçluların temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), bozma nedenine göre borçluların sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 08.12.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.