Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/8343 E. 2015/21073 K. 19.02.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/8343
KARAR NO : 2015/21073
KARAR TARİHİ : 19.02.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, katılanın şirketinden 39 metreküp kereste aldığı, aldığı mal karşılığında 14,550 TL’lik … Şubesine ait çeki verdiği, çekin geçerli çek olduğu, çeki keşide eden kişinin de çek sahibi olduğu, fakat çek karşılığının bankada mevcut bulunmadığı, çekin arkasında bulunan cirolarda haklarında takipsizlik kararı verilen firmalara ait kaşe ve imzaların bulunduğu bu kaşe ve imzaların ilgili firmalara ait olmadığı, bu nedenle sanığın tanınmış firmaların kaşelerini ve şirket yetkililerinin imzalarını sahte olarak başkalarına yaptırdığı, böylece çekin sağlam olduğu konusunda katılan şirketi aldattığı iddia edilen olayda, bankanın maddi varlığı olan çek kullanılmak suretiyle suçun işlendiğinin iddia olunması karşısında; 5237 sayılı TCK’nın 158/1-f maddesindeki suçu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri takdir ve değerlendirme görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait bulunduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeksizin hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 19/02/2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.