YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/19018
KARAR NO : 2015/4364
KARAR TARİHİ : 30.03.2015
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10/06/2014 tarih ve 2013/81-2014/162 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin …adına .. uhdesinde faaliyet gösteren bankaya üç ayrı hesap açtırmak suretiyle 2.000,00’er TL’den 6.000,00 TL para yatırdığını, davalı BDDK ve TMSF tarafından bankaya el konulması sonrasında off shore hesabına yatırılan paranın ve faizlerinin ödenmeyeceğinin açıklandığını, yapılan işlemin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek 6.000,00 TL’nin 03.07.2003 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılardan BDDK ve TMSF vekilleri müvekkilleri aleyhine açılan davalarda idare mahkemelerinin görevli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı vekili, davalı …’nin iflasına karar verilip iflas prosedürü uyarınca sıra cetvellerinin düzenlendiğini, davacının dava konusu alacağının sıra cetveline kaydı yönünde bir başvurusunun bulunmadığını, sıra cetveline kayıt için yapılacak başvurunun reddi halinde kayıt kabul davası açılabileceğini, bu hususun dava şartı niteliğinde olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davalılardan TMSF ve BDDK tarafından yapılan işlemlerin idari işlem sayılması nedeniyle bunlar hakkında açılan davanın idari yargı yolunda görüleceği, davalı …’nin iflasına karar verildiği, iflas halinde alacaklıların sıra cetveline alacak kaydı talebinde bulunması ve bu talebin kısmen veya tamamen reddi halinde kayıt kabul davası açmasının gerektiği, davacının sıra cetveline alacağını kaydettirmek için başvuruda bulunmadığı, bu durumun dava şartı niteliğinde olduğu gerekçesiyle davalılardan BDDK ve TMSF yönünden açılan davada davanın idari yargının görevi dahilinde bulunması nedeniyle mahkemenin görevsizliğine, davalı … hakkında açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillere gerektirici sebeplere göre,davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı vekilinin, müflis … İflas İdaresi’ne yönelik temyiz itirazlarına gelince; mahkemece bu davalı yönünden açılan dava; davacı tarafından alacağını sıra cetveline kaydettirmek için başvuruda bulunulmadığı, bu usuli eksikliğin dava şartı niteliğinde olduğu gerekçesiyle reddedilmiştir. Ancak; Dairemiz önüne gelen emsal uyuşmazlıklardan ve dosya kapsamından davalı bankanın iflasına karar verildiği, ikinci alacaklılar toplantısının yapıldığı (İİK.194) anlaşılmakta olup, mahkemece bu davalıya yönelik davaya kayıt kabul davası olarak devam edilip, dava şart ve sürelerinin bu çerçevede değerlendirilmesi gerekirken, bu hususun nazara alınmaması doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazları reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararının davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 30.03.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.