Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2014/8450 E. 2015/6495 K. 14.05.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/8450
KARAR NO : 2015/6495
KARAR TARİHİ : 14.05.2015

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi
hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Sanıklar …’ın atılı suçlardan mahkûmiyetlerine, sanık…’in müsnet suçlardan beraatine
sanıklar … ve … müdafileri

İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle, 28.06.2014 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda değişiklik yapan 6545 sayılı Kanun ile getirilen düzenlemeler de gözetilerek dosya incelendi;
Sanık … müdafileri ile sanık … müdafiin kanuni süresinden sonra yaptıkları duruşmalı inceleme istemlerinin, sanıklara tayin olunan cezaların miktarları da nazara alınıp 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 318. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verilmekle evrak tetkik edildi.
5271 sayılı CMK’nın 260/1. maddesine göre katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolunun açık olması ve suçtan zarar gören …nın mahkemece verilen hükmü temyiz ederek açıkça katılma iradesini ortaya koyması karşısında, 6284 sayılı Kanunun 20/2. maddesi de gözetilerek CMK’nın 237/2. maddesi uyarınca …nın davaya katılmasına ve Av. …’ın katılan bakanlık vekili sıfatıyla kabulüne karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanıklar … ve … haklarında kurulan mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanıklar haklarında hapis cezasına mahkûmiyetlerinin kanuni sonucu olarak 5237 sayılı TCK’nın 53/3. maddesine göre, 53/1-c madde ve bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluğunun koşullu salıvermeye kadar uygulanacağı, alt soyu haricindekiler yönünden ise bu hak yoksunluğunun hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu hususun yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetki uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasında yer alan, 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümlerin çıkartılarak, yerlerine “Sanıkların TCK’nın 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velâyet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile haklarından koşullu salıverilme tarihine, 53/1. maddesinde yazılı diğer haklardan 53/2. maddesi gereğince hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmalarına ”ibaresi eklenmek suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Sanık… hakkında kurulan beraat hükümlerinin temyiz incelemesine gelince;
Mağdurenin sanık…’e ait araçta yakalanmasından sonra olayın sıcağı ile kollukta verdiği 26.11.2011 tarihli ilk beyanında sanığın kendisine tecavüz ettiğini ancak şikâyetçi olmadığını belirtilmesi ve… Üniversitesi Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığınca tanzim olunan 26.11.2011 tarihli raporda mağdurenin sağ meme iç kısım ortada saptanan mor renkli ekimotik alan içeren lezyonun öpme-emme ile oluştuğunun belirtilip söz konusu lezyonun sanık… tarafından gerçekleştirildiğinin mağdure tarafından ifade olunduğunun kayıt altına alınması da gözetilerek yargılama sırasında sanık… ile resmi nikahlı eşi arasında sürdüğü anlaşılan boşanma davasındaki deliller mahkemece irdelenip bu kapsamda hukuk mahkemesince dinlenen sanığın eşi ile tanıklar…, … ve …’ın beyanında isimleri geçen… isimli şahısların usulüne uygun şekilde duruşmaya çağrılıp, sanık… ile mağdure arasında bir gönül ilişkisi bulunup bulunmadığı konusunda görgüye dayalı bilgilerinin olup olmadığına ilişkin ifadelerinin alınmasının ardından hasıl olacak sonuca göre mağdurenin kolluktaki ilk beyanına mı yoksa ilerleyen aşamalardaki beyanlarına mı itibar edileceği hususu dosya kapsamındaki tüm delillerle birlikte değerlendirilip sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden, eksik incelemeye dayanan soyut ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hükümler kurulması,
Kanuna aykırı, katılan … vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 14.05.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.