Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/16296 E. 2015/4710 K. 06.04.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/16296
KARAR NO : 2015/4710
KARAR TARİHİ : 06.04.2015

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12/11/2013 gün ve 2013/92-2013/104 sayılı kararı bozan Daire’nin 07/07/2014 gün ve 2014/6566-2014/12947 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin “faizin haram olduğu” kavramından hareketle “kar payı” dağıtımı yaptığını ileri sürerek yurtdışında yaşayan vatandaşlardan para topladığını, toplanan paraların şirketin resmi kayıtlarına alınmadığını, aslında gizli bankacılık faaliyetinin yapıldığını, müvekkilinden parayı tevdi alan şirket kurucu ortağı ve temsilcisi …’ın, “verdikleri parayı her zaman geri çekebileceklerini, şirkete para yatırıldığını ispat etmeye yönelik ortaklık durum belgesi ve …’ne ait hisse senetlerini sonradan teslim edeceklerini, paralarını geri almak istediklerinde, hisse senetlerinin şirketçe geri alınması karşılığında ödemelerin temsilcilik adresinde yapılacağını, işleyecek olan sözde kâr payının anapara üzerinden Alman Markı bazında %25 olarak belirlendiğini, dindar ve güvenilir olan Kombassan’ın en iyi yatırım olduğunu” söylediğini, müvekkilinin … isimli şahsa 50.069 DM karşılığı 25.600 Euro elden ödeme yaptığını, …’ın …’a ait kartvizit üzerine kendi ismini yazarak teslim aldığını, 5656 no’lu makbuzu düzenlediğini, 22.05.2002 tarihinde müvekkilinin, şirketten, sözde hisse senetleri yenilenmesinin gerçekleşeceğini belirten ve bu sebeple de makbuzun aslını isteyen bir mektup aldığını, müvekkilinin makbuz orijinalini gönderdiği ve sözde hisse senetlerini aldığını, müvekkiline hisse başı birim fiyatı 97,79 DM ve tanesi 10 Euro’ya tekabül eden hisseler verildiğini, davalının yapmış olduğu sözleşmenin esaslı unsuru olan hisse senetlerinin şirketçe temellük edilmesi karşılığında sözde kâr payı ödemesinin veya anapara iadesinin yapılacağı en baştan beri kararlaştırıldığını, TTK md. 329 hükmü gereğince bu sözleşmenin mutlak butlanla sakat olduğu, geçerli bir hukuki sebebinin bulunmadığını, davalı şirketin bu yolla sebepsiz zenginleştiğini, davalının gerçek amacının fon (kredi) ihtiyacını karşılamak olduğunu, yasal boşluklar kullanılarak müvekkilinin dolandırıldığını, Lüksemburg şirketinin davalının çıkarlarına hizmet için kurulduğunu, yapılan işlemlerin hileli olduğunu, müvekkilinin iradesinin sakatlanarak haksız eylemin meydana geldiğini ileri sürerek 50.069,00 DM karşılığı 25.600 Euro’nun tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 05,20 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK’nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 251,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 06/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.