Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2014/325 E. 2015/20916 K. 18.02.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/325
KARAR NO : 2015/20916
KARAR TARİHİ : 18.02.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç,seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Sanıkla katılan arasında husumet bulunması nedeniyle olay gecesi saat 01:00 sıralarında sanığın katılanın evinin önüne gelerek katılana ait aracın bir camını kırdığı, alarm sesini duyan katılan ve eşinin camdan baktığı, sanığı aracın arkasında gizlenir şekilde gördükleri, bunun üzerine sanığın katılan ve eşine saldırdığı, sanığın gitmesinden sonra katılan ve eşinin dışarıya çıktığı, aracın diğer camının da kırıldığını gördükleri, sanığın, suçlamaları kabl etmeyerek o sırada gece vardiyasında çalıştığını belirttiği, böylece sanığın mala zarar verme suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda,
Katılan ve tanığın aşamalarda değişmeyen ifadelerinde, sanığın araca zarar verdiğini bizzat gördüklerini ifade ettikleri, tanık … İşle, olay gecesi saat 00:30 sıralarında sanığın aracın olduğu yerde lastik üzerinde otururken gördüğünü açıkça beyan ettiği, her ne kadar sanık ile aynı yerde çalışan tanık, sanığın gece boyu işyerinden ayrılmadığını belirtse de, bu durumun teknik bir delille ispat edilemediği, katılanların birbirlerini doğrulayan beyanları ve tanık beyanı ile katılanla sanık arasında husumet bulunması da dikkate alınarak sanığın suçu işlediğine dair mahkumiyete yeter kesin ve inandırıcı delil bulunduğunun anlaşılması karşısında, 5237 sayılı TCK’nın 151/1. maddesi gereğince mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18/02/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.