Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2015/1664 E. 2015/20901 K. 18.02.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/1664
KARAR NO : 2015/20901
KARAR TARİHİ : 18.02.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur.Bu bakımdan,söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur.Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Sanığın, … tipi cezaevinde hükümlü olduğu, 11/03/2005 tarihinde odasında bulunan masa ve sandelye ile vurmak suretiyle odanın camını kırarak zarar verdiği, 12/03/2005 tarihinde ise odadaki sandalyeyi kırdığı, bu suretle sanığın zincirleme nitelikte kamu malına zarar verme suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda;
Yargıtay 15. Ceza Dairesi’nin 19/12/2012 tarihli bozma ilamında belirtildiği şekilde, suçun işlendiği zamandaki kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunun ilgili tüm hükümlerinin somut olaya ayrı ayrı uygulanması ve her iki kanuna göre hükmedilecek sonuç cezalar belirlendikten sonra sanığın lehine olan kanunun tespiti ile lehe yasanın bir bütün halinde uygulanması ve bu durumun hükmün gerekçesine de yansıtılması suretiyle hükmün kurulması gerekirken, 765 sayılı TCK’nın 516/son madeesinde eylemin ceza infaz kurumları ve tutukevlerine ait bina, araç, gereç veya tesislerine karşı işlenmesi halinde hapis cezasının üç yıldan az olamayacağı hükmü gözetilmeksizin ve zincirleme suça ilişkin artırım oranları arasındaki fark dikkate alınmaksızın, bozma ilamına uyulduğu belirtilmesine rağmen, lehe yasanın tespitinde hataya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18/02/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.