Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/8063 E. 2015/20599 K. 16.02.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/8063
KARAR NO : 2015/20599
KARAR TARİHİ : 16.02.2015

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen, Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için, eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak ya da bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun Kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Bismil ilçesinde 2006 yıllı pamuk ürününe ait …’nın pamuk destekleme primlerine ilişkin yoğun yolsuzlukların yapıldığına ilişkin bilgilerin artması üzerine soruşturma başlatıldığı, soruşturma kapsamında ilk önce pamuk üreticilerinin pamuk satışlarına ilişkin … ilçesinde bulunan çırçır fabrikalarına verdikleri müstahsil makbuzlarının incelenmesi amacıyla 13 adet çırçır fabrikasına eş zamanlı olarak arama kararı verildiği ve yapılan aramalarda fabrikalardaki bilgisayar ve kayıtlarına, el defterlerine, giriş-çıkış kayıtlarına el konulduğu, üreticilerin pamuk primlerine müracaat ederken kendi beyanları ve muhtar ile azalar tarafından onaylanan Çiftçi kayıt sistemi bilgilerini içeren ÇKS kayıtlarından üreticilerin pamuk ektiklerine ilişkin beyan ettikleri parseller uydu fotoğrafları vasıtasıyla kontrol edilmiş, yapılan kontrol sonucunda üreticilerin beyan ettikleri parsellere pamuk ekmediklerinin anlaşılması üzerine, üreticilerin ifadelerinin alındığı, alınan beyanlara göre üreticilerin beyan ettikleri yer dışında başka yerlere pamuk ektiklerinin anlaşılması üzerine suç kastının tespiti açısından üreticilerin yer göstermesi ile ekildiği iddia edilen yerlerin GPS ile ölçümü yapıldığı ve gösterilen yerlerde 2006 yılında pamuk olup olmadığının ziraatçı bilirkişiler vasıtası ile tespitinin yaptırıldığı, sonraki tespitlerde ise ölçülen koordinatlar esas alınarak satın alınan uydu fotoğraflarından zemine aplike edilerek kontrollerinin yapıldığı, yapılan soruşturma sonucunda sanığın toplam 110000,00 m2 alanda pamuk üretimi yaptığına ilişkin beyanının bulunduğu, Kadastro ve Tarım İl Müdürlüğü temsilcilerine … köyünde yaptırılan tespitte pamuk ekimi yapmadığının tespit edildiği, sanığın hesabına 13717 TL haksız destekleme primi yatırıldığı ancak sonrasında hesaba bloke koyulduğu iddia edildiği olayda,
Sanığın keşifte hazır bulunmadığını ortağının telefonda tarif etmesiyle arazide bulunan işçi tarafından gösterilen yerde keşif yapıldığını, arazilerin büyük ve birbirine bitişik olması nedeniyle yanlış yerde ölçüm yapıldığını 2006 yılında 111 dönümlük yere pamuk ektiklerini savunması ve 47300 kg sertifikasız pamuk satışına ilişkin 5 adet müstahsil makbuzu ibraz ettiği, 17/03/2009 tarihli raporda …’ın yer göstermesi ile 30942 m2 alanda pamuk ekim alanının olduğunu tespit etmesi, 01/04/2009 tarihli bilirkişi raporunda 06/08/2006 tarihli uydu görüntülerinin renk analizi dikkate alınarak 30928 m2 alanda mısır ekili olduğunun belirtilmesi karşısında gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti için pamuk ekildiği beyan edilen arazinin yüzölçümünün ve ne miktarda pamuk elde edilebileceğinin tespiti için sanık veya ortağı olan tanık …’nun celbi ile keşif yapılıp ziraat ve kadastro bilirkişilerinden rapor alınarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken çelişkili ve yetersiz bilirkişi raporları esas alınarak sonucuna göre hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet savcısı ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16/02/2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.