YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/17221
KARAR NO : 2015/4648
KARAR TARİHİ : 03.04.2015
FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/01/2012 gün ve 2008/179-2012/4 sayılı kararı bozan Daire’nin 30/05/2014 gün ve 2013/3905-2014/10172 sayılı kararı aleyhinde davalılar … ve … vekili ile davalı … vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “…” isimli dizinin senaryosunu yazmak üzere davalılarla anlaştığını, anlaşmaya göre müvekkilinin alması gereken senaryo bedelinin bölüm başına 10.000 TL olduğunu, müvekkilinin anlaşma doğrultusunda kendisine düşen görevi yerine getirerek dizinin 60 sayfa tutan 1. bölümü ile 61 sayfa tutan 2. bölümlerini yazarak elektronik posta ile göndermek suretiyle teslim ettiğini, buna karşılık davalılar tarafından müvekkiline herhangi bir ödeme yapılmadığını, bu nedenle davalılar hakkında … İcra Müdürlüğü’nün 2007/21685 Esas sayılı takip dosyası ile ilamsız icra takibi başlattıklarını, davalıların itirazları üzerine takibin durduğunu ileri sürerek, davalıların itirazlarının iptali ile takibin devamına, kötü niyetli olarak borca itiraz ettiklerinden davalılar hakkında % 40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalılar vekili, davacının davaya konu senaryoyu sipariş üzerine yazmadığını, senaryoyu, herhangi bir TV kanalında TV dizisi olarak yayınlatmak amacı ile kendi arzusu ve iradesi ile yazıp müvekkiline gönderdiğini, davacı ile davalılar arasındaki sürecin iş ilişkisi olmadığını, müvekkillerinin bu senaryonun kabulü ve hayata geçirilmesi için çaba, emek ve zaman harcadıklarını, buna karşılık senaryonun TV kanallarınca kabul edilmemesi sonucunda müvekkilinin de bir kazancı olmadığını, davacının, taleplerinde haksız ve kötüniyetli olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Davalı … vekili, müvekkilinin ne yapımcı ne de yönetmen olduğunu, müvekkili ile davacı arasında herhangi bir görüşmenin bulunmadığını, müvekkilinin şirketi temsile yetkili olmadığını savunarak davanın husumetten reddini istemiştir.
Mahkemece bir senaryo hazırlanmasına ilişkin sözleşmenin ilke olarak BK. 355 vd. maddelerinde düzenlemiş eser sözleşmesi olduğu, eser sözleşmesinin özel bir şekil kuralına tâbi olmadan akdedilebileceği, sözleşmenin sözlü, yazılı, hatta örtülü irade beyanlarıyla kurulabileceği, yazılı bir delil yoksa da, taraflar arasında bir sözleşmenin bulunduğu, fakat senaryonun yazılması ve yapımcıya teslimi karşılığında ödenmesi gereken bedelin ne kadar olduğu hususunun dosyada yer alan belge ve delillerden anlamanın mümkün olmadığı, bu
hususta senaryonun bedeli hakkındaki iddianın HUMK. 288. hükmüne uygun biçimde ispatlanmasının zorunlu olduğu, piyasa rayiçlerine göre talep edilen 10.000 TL. tutarındaki bedelin makul olduğu anlaşılıyorsa da, mevcut ispat kurallarına göre bu hususun, davacı tarafından senetle belgelenmesinin gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 30/05/2014 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Davalılar … ve … vekili ile davalı … vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalılar … ve … vekili ile davalı … vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar … ve … vekili ile davalı … vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 05,20 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK’nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 251,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davalılar … ve … ile davalı …’ten ayrı ayrı alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 03/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.