Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/2608 E. 2015/4430 K. 30.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/2608
KARAR NO : 2015/4430
KARAR TARİHİ : 30.03.2015

MAHKEMESİ :TÜKETİCİ MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Bursa 7. Tüketici Mahkemesi’nce verilen 23/12/2014 tarih ve 2014/1363-2014/99 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankadan kullanmış olduğu dövize endeksli bireysel kredi sözleşmesi nedeniyle müvekkilinden haksız olarak komisyon bedeli adı altında toplam 15.468,75 TL bedel alındığını, bu tutarın iadesi için davalı aleyhine başlatılan icra takibine itiraz üzerine takibin durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline ve alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının tacir olduğunu, dava konusu kredinin ticari kredi olduğunu savunarak, görevsizlik kararı verilmesini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu kredinin dövize endeksli ticari kredi niteliğinde olduğu, kredi sebebiyle bankaca proje komisyonu adlandırması ile ücret tahsil edildiği, kredinin miktarı da dikkate alındığında, ticari kredi olduğu aksini davacının ispat etmesi gerektiği, dava konusu kredinin proje kapsamında kullanıldığı ve davacının tüketici değil tacir olduğu bu haliyle görevli mahkemenin Ticaret Mahkemesi olduğu gerekçesiyle, davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacının kullandığı kredi nedeniyle yapıldığı iddia olunan haksız kesintilerin iadesine yönelik olarak davalı banka aleyhine başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.
Mahkemece, davacıya kullandırılan kredinin ticari kredi olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmiş ise de, davalı tarafın savunmalarında kredinin ticari nitelikte olduğu ileri sürülmüş olup, bu kredinin taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesi çerçevesinde açılıp davacıya kullandırıldığı iddia edilmiş fakat dava dosyasında bahsi geçen genel kredi sözleşmesine tesadüf edilmemiştir. Mahkemece dosyada mevcut ödeme planında bulunan “ticari” ibaresine değer izafe edilerek hüküm kurulmuş ise de söz konusu kredinin
bireysel nitelikte bir kredi olduğuna ilişkin yine davalı banka tarafından düzenlenen makbuzların da dosyada bulunduğu gözlemlendiğinden, göreve etki eden bu hususun da dikkate alınması ile, açılan krediye ilişkin tüm sözleşme ve eklerinin getirtilerek sonucuna göre karar verilmek gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle mümeyyiz davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, 30/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.