YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/15608
KARAR NO : 2015/4421
KARAR TARİHİ : 30.03.2015
MAHKEMESİ :TİCARET
Taraflar arasında görülen davada İstanbul (Kapatılan) Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 29/04/2014 tarih ve 2013/137-2014/177 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, dava dışı Telekomünikasyon Kurumu ile 11.02.2002 tarihinde imzaladıkları sözleşmeye göre telekomünikasyon hizmetlerinin yürütülmesi, alt yapısının kurulması ve işletilmesinin müvekkilinin yükümlülüğünde olduğunu, davalının müvekkilinin abonesi olduğunu, anılan davalının… Konutları adresinde kurmuş olduğu bir sistemle abonelerine internet hizmeti ve ayrıca ADSL hizmeti verdiğinin noter vasıtasıyla belirlendiğini, haksız kazanç sağlamaya yönelik bu eylemin yasaya ve sözleşmeye de aykırı olduğunu, internet servis sağlayıcılığı lisansı alarak faaliyet gösteren davalının lisans çerçevesinde yürüteceği faaliyetlere ilişkin alt yapıyı ya müvekkilinden alması gerekiğini ya da Telekomünikasyon Kurumu’ndan yetkilendirme alarak kendi alt yapısını kurması gerektiğini, bu şekilde yetkilendirme olmadığını, davalı hakkında suç duyurusunda da bulunduklarını, müvekkilinin alt yapısını kullanmak yerine kendisi izinsiz olarak alt yapı kurmak suretiyle hizmet vererek müvekkiline ödemesi gereken miktarı ödemediklerini, kendisine tahsis edilen hatların ucunda sonlanması gereken internet erişimini kurduğu bu sistemle sonlandırması gereken noktadan daha uzak bir noktada sonlandırmak suretiyle haksız kazanç sağladığını ileri sürerek, 10.722,87 TL’nın 11.01.2002 tesis tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsilini ve davalının müvekkilinin alt yapısına müdahelesinin men’i ile muarazanın giderilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin internet servis sağlayıcısı olduğunu, kendi sistemini nihai kullanıcının internete erişebilmesi için bir giriş kapısı gibi hizmete sunan aracı olduğunu, bu amaçla davacıdan data hatları kiralandığını, davaya konu konutlar içinde müvekkilinin kendi dahili sistemi üzerinden bir sanal ağ oluşturulup, internet servis sağlayıcılığı hizmeti sağlandığını, hukuka aykırı bir durum olmadığını, anılan yerde hiçbir alt yapı tesisleri olmadığını, oradaki alt yapının kampüs alanı niteliğindeki siteye ait olduğunu, konutların sınırları dışına çıkmayan dahili santral sistemi kullanılarak davacıdan kiralanan data devresi üzerinden müşterilere internet erişim hizmeti sağlandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; internet servis sağlayıcısı olan davalı tarafından davacıdan kiralanan hattın davalının işletme konusu doğrultusunda kullanıldığı, taraflar arasındaki sözleşmede “kendi ihtiyaçları için kullanma” ibaresinin esasen tüzel kişi tacirlerin ticari faaliyeti yönünden net ve doyurucu bir tanım olmayıp yoruma muhtaç olduğunu, davacı şirketin sözleşmenin akdedildiği anda davalı şirketin aynı zamanda internet servis sağlayıcısı olarak faaliyet gösterdiğini bilmesi karşısında sözleşmenin yapıldığı anda davalının söz konusu hattı kendi işletme konusu dahilinde bulunan internet servis sağlayıcılığında kullanmasında bir hukuka aykırılık bulunmadığı, davalı tarafından oluşturulan “sanal ağ altyapısının” teknik açıdan bir telekomünikasyon iletişim alt yapısı olmayıp, internet servis sağlayıcılığı için oluşturulmuş bir sanal ağ olduğu, davacı taraf, kiralık hattın davalı şirketin farklı yerlerdeki ofis merkezlerini birbirine bağlayabilmek amacıyla kiralandığını, davalının kendi mülkiyetinde olmayan ve kendilerine ait bir işyeri niteliğini taşımayan sitenin internet servis sağlayıcılığı hizmetini üstlenmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmekte ise de davalının müşterilerine, site sakinlerine, internet servis sağlayıcılığı görevi ile servis sağlamasının kendi işletme konusuna dahil olan bir husus olup, hukuka aykırılık oluşturmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 30/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.