YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/2661
KARAR NO : 2015/4429
KARAR TARİHİ : 30.03.2015
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 6. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27/12/2013 tarih ve 2012/411-2013/656 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı … vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkillerinin hamili olduğu, 25.000 TL bedelli çekin tahsili amacıyla davalı aleyhine başlatılan icra takibinde takip dosyasının 6 ay işlemsiz bırakılması nedeniyle, dava konusu çekin zaman aşımına uğradığını, davalının bunun üzerine mahkemeye başvurarak icranın geri bırakılması kararı aldığını, davalının ödenmeyen çek nedeniyle sebepsiz zenginleştiğini ileri sürerek, davalı aleyhine başlatılan takip dosyasına konu alacağın davalıdan faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, takip ve dava konusu yapılan çekin kayıtsız şartsız borç ikrarını havi bir belge olmayıp havale hükmünde olduğundan müvekkilinin davacılara borcunun olmadığını, dava konusu çekin zaman aşımına uğradığını, davacıların bu hususu öğrenmelerine rağmen bir yıllık yasal süre içerisinde sebepsiz zenginleşmeye dayalı davayı açmadıklarını alacağın zamanaşımına uğradığını, ayrıca icranın geri bırakılması kararından sonraki 7 günlük hak düşürücü süre içerisinde davanın açılmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu çekin zamanaşımına uğradığı, ilgili mahkemece verilen icranın geri bırakılması kararının kesinleştiği, davanın dayanağının 6762 sayılı Yasa’nın 644 maddesi olduğu, bu maddeye göre açılan davanın, hamil tarafından keşideciye karşı 1 yıllık süre içinde açılması gerekirken davanın zaman aşımı süresi içersinde açılmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı … vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve yargılama sırasında davacı …’in dava konusu alacağı asıl ve fer’ileri ile birlikte …’a devretmiş bulunmasına, HMK’nın 125. maddesinin 2. fıkrasındaki; davanın açılmasından sonra dava konusunun davacı tarafından devredilmesi halinde, devralmış olan kişinin, görülmekte olan davada davacı yerine geçeceği ve davanın kaldığı yerden devam edeceği şeklindeki düzenleme karşısında, dava konusu alacağı devreden …’in, davacı sıfatının kalmadığı düşünülmeksizin karar başlığında isminin davacı sıfatıyla yazılması doğru değil ise de, bu durumun maddi hatadan kaynaklanmış bulunmasına, yanlışlığın mahallinde her zaman düzeltilmesinin mümkün olmasına göre, davacı … vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı … vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 30/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.