YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/3398
KARAR NO : 2015/22881
KARAR TARİHİ : 01.04.2015
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın internet ortamında kendisini farklı bir isimle tanıtıp … personeli olması nedeni ile ucuz fiyatla ürün satışı yaptığını belirttiği, müştekinin IPHONE 4 model telefon satışı hususunda anlaştıkları, müştekinin bankaya atm yolu ile havale ettiği parayı çeken sanığın ürünü teslim etmediği, … çalışanıda olmadığı sanığın savunmalarında suçlamaları kabul ettiği, böylece iddia, sanığın savunmaları, müştekinin hazırlık beyanları paranın çekildiğine dair banka yazıları, … cevabi yazısı ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda;
Sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 158/1-f maddesinde belirtilen bilişim sisteminin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri takdir ve değerlendirme görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait bulunduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeksizin hükmün bu nedenle, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanunun 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 01.04.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.