YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/2411
KARAR NO : 2015/5360
KARAR TARİHİ : 10.03.2015
İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu … tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı tarafından ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan takibe karşı borçlu vekili, müvekkilin ihale konusu taşınmazın maliki olmasına rağmen takip dosyasına taraf olarak eklenmeden kendisine icra emri gönderildiğini ve sair şikayet nedenlerini ileri sürerek ihalenin feshi istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece şikayetin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
İcra takibinin dayanağı olan 08.02.2012 tarih ve 3517 yevmiye numaralı ipotek akit tablosunun incelenmesinde, …’nin …’dan alacağı kredilerin teminatı olarak 3.kişi …ler adına kayıtlı taşınmaz üzerine ipotek tesis edildiği, 17.04.2012 tarihinde taşınmazın ipotekle yükümlü olarak 3.kişi … tarafından satın alındığı, asıl borçlunun …’nin, …’ın ise ipotekli taşınmaz maliki 3.kişi olduğu anlaşılmıştır.
İİK’nun 149. maddesinde “İcra Müdürü, ibraz edilen akit tablosunun kayıtsız şartsız bir para borcu ikrarını ihtiva ettiğini ve alacağın muaccel olduğunu anlarsa, borçluya ve taşınmaz üçüncü şahıs tarafından rehnedilmiş veya taşınmazın mülkiyeti üçüncü şahsa geçmiş ise ayrıca bunlara birer icra emri gönderileceği” düzenlenmiştir.
İİK’nun 149. maddesine göre aralarında zorunlu takip arkadaşlığı olan borçlu ile rehin veren hakkında birlikte takip yapılmalıdır. İcra müdürlüğünce yasanın emredici bu hükmüne rağmen taşınmazı takip tarihinden önce satın alan yeni malike icra emri gönderilmemesi ve dolayısı ile taşınmazın yeni malikine itiraz ve def’ilerini ileri sürme hakkı verilmemesi yasaya aykırıdır. Bu eksiklik ancak HMK’nun 124. maddesine göre, alacaklı tarafından, taşınmazı takip tarihinden önce ipotek yükümüyle alan kişiye karşı ek takip talebinde bulunulup icra emri gönderilmesi suretiyle sonradan tamamlatılabilir. Bu husus takibin her aşamasında ve süresiz olarak ileri sürülebilir.
Somut olayda, ihale konusu edilen ipotekli taşınmazı satın alan …’a takipten önce muacceliyet ihtarı gönderilmediği gibi …’nin yanında borçlu olarak da gösterilmeden takip yapıldığı, 22.02.2013 tarihli alacaklı vekili beyanına dayalı olarak …’nin yanında borçlu olarak da gösterildiği icra emrinin de 13.03.2013 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, HMK’nun 124. maddesi uyarınca alacaklı tarafından, … için ek takip talebinde bulunulması gerekirken doğrudan icra emri tebliğ edildiğinden, …’ın usulünce takibe dahil edilmediği halde takibin yürütülmesi ve taşınmazın ihale yoluyla satılması doğru olmadığından mahkemece ihalenin feshine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile aksi yönde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlu …’ın temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 10.03.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.