YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/29487
KARAR NO : 2015/4353
KARAR TARİHİ : 02.03.2015
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı tarafından kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan alacak nedeniyle genel haciz yoluyla ilamsız icra takibine başlandığı, borçlu … … Ltd. Şti.’ne örnek 7 numaralı ödeme emrinin 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre 06.11.2013 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun itirazı üzerine icra müdürlüğünce, borçluya yapılan ödeme emri tebliğ işleminin usulsüz olduğu ve tebliğin 11.12.2013’te yapılmış sayılmasına, bu suretle de borca itiraz nedeniyle takibin durdurulmasına karar verildiği, alacaklının, takibin diğer borçlusu olan … aynı zamanda borçlu şirketin yetkilisi olduğu ve ona yapılan tebligatla borçlu şirketin de takipten haberdar olacağını ileri sürerek, borçlu şirketin itirazının süresinde olmaması nedeniyle durma kararının iptali istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece şikayetin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
İİK’nun 62/1. maddesinde; “İtiraz etmek isteyen borçlu, itirazını, ödeme emrininin tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mucburdur” hükmüne yer verilmiştir.
Aynı Kanun’un 16/1. maddesinde ise; “Kanunun hallini mahkemeye bıraktığı hususlar müstesna olmak üzere icra ve iflas dairelerinin yaptığı muameleler hakkında kanuna muhalif olmasından veya hadiseye uygun bulunmamasından dolayı icra mahkemesine şikayet olunabilir. Şikayet bu muamelelerin öğrenildiği tarihten yedi gün içinde yapılır.” düzenlemesi mevcut olup, buna göre, ödeme emri tebliğ işleminin usulsüz olduğuna ilişkin iddia, şikayet niteliğinde olup, usulsüzlüğün öğrenildiği tarihten itibaren (7) gün içinde icra mahkemesine şikayet yoluna gidilebilir.
Somut olayda, borçlu … … Ltd. Şti. vekilinin 12.12.2013 havale tarihli itiraz dilekçesiyle icra müdürlüğüne başvurarak, ödeme emri tebliğ işleminin usulsüz olduğunu, takipten 11.12.2013 tarihinde haberdar olduğunu ileri sürmekle beraber borca ve faiz oranına itiraz ettiği görülmektedir. Borçlu tarafından 06.11.2013 tarihli tebligatın usulsüzlüğü İİK’nun 16/1. maddesine hükmüne göre, şikayet yolu ile icra mahkemesinde ileri sürülmediğine ve icra dairesine yapılan itiraz sırasında ödeme emri tebligatının usulsüz olduğuna ilişkin icra mahkemesince verilmiş bir karar bulunmadığına göre, icra müdürlüğünce yetkisi aşılarak tebligatın usulsüzlüğü hakkında karar verilmesi ve bunun sonucunda öğrenme tarihi esas alınarak borçlunun itirazının süresinde olduğu gerekçesiyle takin durdurulmasına karar verilmesi doğru değildir.
Bu durumda, mahkemece, şikayetin kabulüne ve icra müdürlüğünün takibin durdurulması yönündeki 24.12.2013 tarihli kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile talebin reddedilmesi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 02/03/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.