YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/3405
KARAR NO : 2015/6389
KARAR TARİHİ : 19.03.2015
İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçiler tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
1-Şikayetçi …’nin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun mahkeme kararının İİK’nun 366. ve HUMK’nun 438. maddeleri uyarınca (ONANMASINA),
2-Şikayetçiler … ve …’nun temyiz itirazlarına gelince:
Şikayetçiler tarafından, İstanbul ili, … bağımsız bölümde kayıtlı taşınmazlarn ihalesinin feshi talep edilmiş, mahkemece istemin reddine ve para cezasına hükmedilmiştir.
İİK’nun 134/2. maddesinde; “İhalenin feshini, Borçlar Kanunu’nun 226. maddesinde yazılı sebepler de dahil olmak üzere yalnız satış isteyen alacaklı, borçlu, tapu sicilindeki ilgililer ve pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenler, yurt içinde bir adres göstermek koşuluyla icra mahkemesinden şikayet yolu ile ihale tarihinden itibaren 7 gün içinde isteyebilirler” hükmüyle ihalenin feshini talep edebilecek kişiler düzenlenmiştir.
Somut olayda, İstanbul 10. İcra Müdürlüğü’nün 2009/5186 esas sayılı dosyasında alacaklı banka tarafından ipotek veren …, … ve borçlu … hakkında takip yapılmıştır. Şikayetçiler … ve … ipotek veren olarak takipte yer almışlar ise de, takip devam ederken 17.09.2009 tarihinde taşınmazları borçlu …’ne satmış olup ihale tarihi (03.09.2013) itibariyle takipte taraf sıfatları kalmadığı ve ihaleye pey süren kişi de olmadıklarından ihalenin feshini isteyemezler.
O halde, mahkemece şikayetin … ile … yönünden aktif husumet yokluğundan reddi gerekirken işin esasının incelenmesi doğru değil ise de şikayetin reddine karar verildiğinden ret kararı sonucu itibariyle doğrudur.
Ancak; İİK’nun 134. maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesine göre işin esasına girilmeden ihalenin feshi talebinin reddi halinde davacı hakkında para cezasına hükmedilemeyeceği öngörülmektedir. Bu durumda şikayetçinin ihalenin feshi istemi aktif husumet yokluğu nedeniyle ve işin esasına girilmeden reddedileceğinden aleyhine ihale bedelinin %10’u oranında para cezasına hükmedilmesi isabetsiz olup, mahkeme kararının bu nedenle bozulması gerekmekle beraber anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
SONUÇ : Şikayetçiler … ile …’nun temyiz itirazlarının kabulü ile … İcra Hukuk Mahkemesi’nin 16.07.2014 tarih ve 2013/652 E.-2014/557 K. sayılı kararının hüküm bölümünün para cezası ile ilgili kısmda yer alan “Davacıdan tahsiline” ibaresinin silinerek yerine “davacı …i’.” ibaresinin yazılmasına, kararın düzeltilmiş bu şekliyle İİK’nun 366. ve HUMK’nun 438. maddeleri uyarınca (ONANMASINA), mahkeme kararı düzeltilerek onandığından harç alınmasına yer olmadığına, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 19/03/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.