Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2014/29281 E. 2015/4231 K. 02.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/29281
KARAR NO : 2015/4231
KARAR TARİHİ : 02.03.2015

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından borçlu aleyhine bir adet çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip başlatıldığı, örnek 10 ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun yasal 5 günlük süre içerisinde İcra Mahkemesi’ne başvurarak, takip dayanağı çekin ciro silsilesinin kopuk olduğunu ve alacaklının yetkili hamil olmadığını, çekin arkasındaki ilk cironun takip dışı … isimli şahsa ait olduğunu, bu şahsın çek bedelini haricen ödeyerek çeki borçludan aldığını, daha sonra …ın cirosunun iptal edilerek ve çekin keşide tarihinin değiştirilerek tekrar tedavüle konulmuş olduğunu belirterek takibin iptaline talep ettiği, Mahkemece takip dayanağı çekin ciro silsilesinin kopuk olduğu gerekçesi ile takibin iptaline karar verildiği anlaşılmaktadır.
Takibe konu çekin keşide tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 Sayılı TTK’nun 790/1. maddesinde; “Cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kimse, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetili hamil sayılır. Çizilmiş cirolar yazılmamış hükmündedir. Bir beyaz ciroyu diğer bir ciro izlerse, bu son ciroyu imzalayan kimse, çeki beyaz ciro ile iktisap etmiş sayılır” hükmüne yer verilmiştir.
HMK’nun 207. maddesinde; “Senetteki çıkıntı, kazıntı veya silinti ayrıca onanmamışsa, inkar halinde göz önünde tutulmaz. Bu tür çıkıntı, kazıntı veya silinti mahkemece senedin geçerliliğine ve anlamına etkili olacak nitelikte görülürse, senet kısmen veya tamamen hükümsüz sayılabilir” hükmü yer almaktadır. Buna göre mevcut olan çıkıntı veya senet metni altındaki kazıntı ve silinti ayrıca tasdik edilmemiş ise inkar halinde yok hükmündedir. Bir başka anlatımla senet üzerinde yapılan değişikliklerin geçerli olabilmesi için, düzenleyen tarafından imza veya paraf edilmek suretiyle onanması gerekir. Onanmamış çıkıntı, kazıntı veya silintinin tespit edilmesi halinde, senedin düzeltme öncesi durumuna göre değerlendirme yapılır.
6102 Sayılı TTK’nun 818. maddesi göndermesiyle çekler hakkında da uygulanması gereken aynı Kanun’un 687. maddesinde; “…keşideci, lehtarla arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def’ileri başvuran hamile karşı ileri süremez; meğerki, hamil, poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun.” düzenlemesi yer almaktadır.
Somut olayda; 28.10.2013 keşide tarih ve 7.000TL bedelli çekin keşidecisinin … olduğu, çekin hamiline olarak düzenlenmiş olduğu, çekin arkasındaki ilk cironun …’a ait olduğu ve üzerinin çizilmiş olduğu, ikinci cironun ise itiraz eden borçlu …’a ait olduğu, üçüncü cironun …, dördüncü cironun alacaklı … Mobilya Döşeme Malzemeleri A.Ş.’ye ait olduğu ve alacaklının cirosundan sonra iki ayrı cironun daha bulunduğu, …’a ait ciro çizilmiş ve yazılmamış hükmünde olduğundan takip dayanağı çeke ilişkin olarak alacaklının yetkili hamil olduğu, çekin keşide tarihinde yapılan değişikliğin usulüne uygun olarak paraflanmış olduğu ve borçlunun itiraz dilekçesinde de açıkça keşide tarihinde yapılan bu değişikliğin keşideci tarafından yapıldığının belirtildiği, alacaklı ile borçlu arasında doğrudan doğruya bir ilişki bulunmadığı gibi çekin iktisap edilirken bile bile borçlunun zararına hareket edildiğine dair de bir iddia ve delil bulunmadığına göre, borçlunun usulünce ispat edilemeyen itiraz ve şikayetinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 02/03/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.