YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/9468
KARAR NO : 2015/17463
KARAR TARİHİ : 01.06.2015
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla)
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıdan 28.12.2011 tarihinde … marka araç satın aldığını, yaklaşık 5 ay sonra aracın 2400 km ye ulaştığı sırada egzosundan beyaz duman çıkması şikayeti ile yetkili servise başvurduğunu, serviste araçtaki arazının bulunması için kendisine 10 gün süreyle oyaladıklarını, aracın tüm parçalarını söktükleri halde arızayı bulamadıklarını ifade ettiklerini, davalı şirketin aracın moturunu komple değiştirdiklerini söylediklerini, 25 gün sonunda aracın parça değiştirilmiş şekilde kendine teslim edildiğini, bu olay nedeniyle tüketici hakem heyetine başvurduğunu, Kocaeli Tüketici Sorunları İl Hakem Heyeti Başkanlığının 22.08.2012 tarihli ve 250911 sayılı kararı ile araçtaki ayıp sebebiyle kendisinin haklı olduğunu ve 36.881 TL nin iadesine karar verildiği halde davalının kendine ödeme yapmadığını, bu nedenlerle ayıplı malın yasal faizi ile birlikte bedelin iadesini ve aracı kullanırken tüm ailesinin yaşadığı korku ve endişe ile tamir aşamasındaki olaylar nedeniyle psikolojilerinin etkilenmesi nedeniyle 5.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile;ayıplı aracın iadesi ile bedelinin tahsil talebinin reddine,davacının yaşadığı sıkıntı nedeni ile tarafların ekonomik ve sosyal durumu, olayların gelişimi, paranın satın alma gücü, gözetilerek takdiren 2.000 TL manevi tazminatın davalıdan alınıp davacıya verilmesine, karar verilmiş verilen karar taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dava, bedel iadesi ve manevi tazminat talebine ilişkin olup, davacı davalıdan satın almış olduğu aracın 5 ay kadar sonra agzozundan beyaz duman gelmek suretiyle arızalandığını servise götürdüğünü, kendisinin rızası olmadan motorun söküldüğünü, arızanın neden kaynaklandığını tespit edemediklerinden yine rızası olmadığı halde motor değişimi yapıldığını, kendisine satılan ayıplı aracın bedelinin iadesini ve manevi tazminat istemiştir. Davalı ise arızanın yakıt kaynaklı olduğunu, onarım hakkı kullanıldığından davacının diğer seçimlik hakları kullanamayacağını savunmuştur. Mahkemece alınan ve hükme esas teşkil eden ve denetime elverişli 13.08.2013 tarihli bilirkişi raporunda motorda meydana gelen problemin üretimden kaynaklı gizli ayıp olduğu tespit edilmiştir.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 4.maddesi hükmü gereğince; tüketici, satın aldığı malın ayıplı olduğunun anlaşılması halinde bedel iadesini de içeren sözleşmeden dönme, malın ayıpsız misliyle değiştirilmesi veya ayıp oranında bedel indirimi ya da ücretsiz onarım isteme haklarına sahiptir. Tüketici, bu dört talep hakkından herhangi birisini tercihte serbesttir.Satıcı, tüketicinin tercih ettiği bu talebi yerine getirmekle yükümlüdür.
Ayrıca Garanti Belgesi Uygulama Esaslarına Dair Yönetmeliğin 14. madde gereğince tüketicinin onarım hakkını kullanmasına rağmen tüketicinin malın ücretsiz değiştirilmesini, bedel iadesi veya ayıp oranında bedel indirimi talep edebilmesi için, malın; tüketiciye teslim edildiği tarihten itibaren, garanti süresi içinde kalmak kaydıyla, bir yıl içerisinde en az dört defa veya imalatçı-üretici ve/veya ithalatçı tarafından belirlenen garanti süresi içerisinde altı defa arızalanmasının yanı sıra, bu arızaların maldan yararlanamamayı sürekli kılması gerekmektedir.
Somut olayda davacı her ne kadar aracını arızanın neden kaynaklandığının tespiti için ‘beyaz duman atma, su eksiltme, ısıtma bujisi ikaz verme’ şikayetleri ile 14.05.2012 tarihinde servise bırakmış ise de sonrasında yapılan motor, turbo, EGR değişimlerine ve onarım hizmetlerine açık onay vermemiştir. Bu tür durumlarda servis tarafından bir tamir işlemi yapılmadan önce tüketicinin açık onayının alınması gereklidir. Arızanın neden kaynaklandığını bilmeyen araç sahibinin, aracı servise bırakması onarım istediği anlamına gelmez. Bu durumda Garanti Belgesi Uygulama Yönetmeliğinin yukarıda bahsedilen hükmü olayda uygulanamaz. O halde mahkemece, davacının davalıdan bedel iadesi talep edebileceği kabul edilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeler ile bedel iadesine ilişkin davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2- Mahkemece, davanın manevi tazminat yönünden kısmen kabulüne karar verilmiş ise de 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 58.maddesi (eski Borçlar Kanunu 49.md) hükmü uyarınca, manevi tazminata hükmedilebilmesi için, şahsiyet hakkının hukuka aykırı bir şekilde zarara uğraması gerekir. Kişilik haklarının zarar görmediği hallerde, eylem hukuka aykırı olsa dahi manevi tazminata hükmedilmesi olanaklı değildir. Somut olayda davacının kişilik haklarının zarar gördüğü kabul edilemez. Mahkemece olayda manevi tazminat koşullarının bulunmadığı dikkate alınarak manevi tazminat isteminin bütünüyle reddi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenle davacı yararına 2.bentde açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde davalıya iadesine, 1.6.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.