Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2014/15613 E. 2015/18007 K. 03.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/15613
KARAR NO : 2015/18007
KARAR TARİHİ : 03.06.2015

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki sözleşmenin iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalılarla Noterden 26.02.1992 tarihinde Gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi imzaladığını, 15.10.2008 tarihinde satış vaadi sözleşmesinin fesihname ile iptal edildiğini 30.11.2011 tarihinde öğrendiğini, fesihnamenin vekaletname verdiği dava dışı … tarafından düzenlendiğini, fesihnamenin bilgisi ve rızası dışında yetkisiz vekil tarafından imzalandığını, davalıların dava dışı vekil ile el ve işbirliği içinde olduğunu ileri sürerek 15.10.2008 tarihli fesihnamenin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş,hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, vekili olan dava dışı …un bilgi ve rızası dışında davalılarla imzaladığı satış vaadi sözleşmesinin feshine ilişkin noterde sözleşme imzaladığını, vekalet görevini kötüye kullandığını ileri sürerek fesihnamenin iptali istemi ile eldeki davayı açmıştır.
Dava, hukuki nitelikçe vekaletin geregi gibi özen ve sadakatla ifa edilmemesine dayalı olarak açılan fesihnamenin iptali davasıdır.
Vekil; müvekkile karşı, vekaleti “sadakat ve özen ile” ifa etmekle yükümlüdür (BK. m. 390/2). Vekilin iş görme ile amaç tutulan sonucun başarılı olması için hayat deneylerine ve işlerin normal akışına göre gerekli girişim ve davranışlarda bulunması ve başarılı sonucu engelleyecek davranışlardan kaçınması özen borcunun kapsamını oluşturur. Vekil iş görürken amaçlanan sonucun elde edilmemesinden değil, bu sonuca kavuşmak için yaptığı çalışmaların özenle görülmemesinden sorumludur. İş sadakatla ve özenle görülmüşse yönelinen sonuca erişilmemiş olsa bile gereği gibi ifa vardır. Vekilin gerekli özeni göstermesine rağmen sonucun elde edilmemesinin rizikosu vekile yüklenemez. Bu riziko müvekkilin üzerinde kalır. Burada özen borcunun yerine getirilmediğini ispat külfeti müvekkile aittir. Müvekkil özen ve sadakat borcunun yerine getirilmemesinden dolayı amaçlanan sonucun ortaya çıkmadığını ispat edecek vekil de; borcun yerine getirilmemesinde bir kusuru olmadığını kanıtlayarak sorumluluktan kurtulabilecektir.
Uyuşmazlığı, bu hukuki çerçeve içinde değerlendirmek gerekir. Davacı dava dışı …a 26.11.1990 tarihinde vekaletname vermiş olup, bu vekaletnameyi daha sonradan sonlandırdığını ispat etmiş değildir.Anılan vekaletnamede dava dışı vekilin fesih yetkisi bulunmaktadır.Vekil görevini kötüye kullanmışsa sorumluluğu kendisine aittir.Davacı, dava dışı vekil ile davalıların el ve işbirliği içinde hareket ettiğini ispat edemediği gibi davacı vekili de bu davada hasım gösterilmemiştir.Hal böyle olunca davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan 170,00 TL harcın istek halinde iadesine, 03/06/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.