Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2014/22753 E. 2015/14034 K. 04.05.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/22753
KARAR NO : 2015/14034
KARAR TARİHİ : 04.05.2015

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 06.01.1995 tarihinde dava konusu 6 nolu parseli davalıdan satın ve teslim aldığını, 2009 yılında satmak istediğinde davalı tarafından tahsisin iptal edilip tapusunun geri alındığını ve üçüncü kişiye satıldığını öğrendiğini ileri sürerek taşınmazın rayiç değeri karşılığı, şimdilik 15.000,00 TL nin faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen dava ile bilirkişi tarafından belirlenen taşınmazın rayiç değerine göre asıl davada talep edilmeyen 56.820 TL’nin dava tarihi olan 07.12.2009 tarihinden itibaren faizi ile tahsilini talep etmiştir.
Davalı, 775 sayılı gecekondu yasasının 27. maddesine göre süresinde inşaat yapmaması nedeniyle tahsisin haklı olarak iptal edildiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece bozma kararına uyularak davanın kabulü ile; 15.000,00 TL tazminatın ilk dava tarihi olan 07/12/2009 tarihinden itibaren, 56.820,00 TL tazminatın 14/01/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı,Asıl ve birleşen dava ile davalı tarafından yapılan tahsis işleminin iptali nedeniyle taşınmazın rayiç değerinin davalıdan tahsili isteminde bulunmuştur.Dava dilekçesinde davacı taşınmazın satışına ilişkin 20.05.1994 tarihli encümen kararına konu satış bedeli olan 11.970.000 TL’nin tamamının ödendiğini iddia etmiş ise de,davalı tarafından dosyaya ibraz edilen satış işlemine konu belgeler arasında yer alan 21.12.1993 tarihli tahsilat makbuzunda davacının satış bedeline mahsuben 4.000.000 TL ödeme yaptığı ve 21.09.1994 tarihli davalı kurum tarafından ilgili tapu idaresine gönderilen yazıda 11.970.000 TL satış bedelinden 4.000.000 TL kısmının ödendiği kalan bedelin aylık 400.000 TL taksitler halinde tahsil edileceği, bu nedenle ipotekli olarak tahsisen satışının yapılması talep edildiği, bu yazıya istinaden tapu sicil müdürlüğü tarafından düzenlenen ipotek senedinde 7.970.000 TL bedel üzerinden 20 ay süreli olarak taşınmaz üzerine ipotek tesis edildiği anlaşılmaktadır. Dosya kapsamı itibariyle davacı tarafından bakiye 7.970.000 TL satış bedelinin ödendiğine dair dosyaya herhangi bir delil sunulmamıştır. Hal böyle olunca Mahkemece 11.970.000 TL toplam satış bedelinden, davacının ödediği 4.000.000 TL oranlanarak, bu orana göre taşınmazın dava tarihindeki rayiç değerinden karşılık gelen miktar tespit edilmek suretiyle ödenen satış bedeline karşılık gelen rayiç değer üzerinden asıl ve birleşen davadaki taleplerin değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-6100 sayılı HMK 297 maddesi gereğince; hükümde, tarafların iddia ve savunmalarının özeti anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan deliller, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerinin yer alacağı, belirtildikten sonra, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesinin gerekli olduğu belirtilmiştir. Mahkemece asıl ve birleşen davalar bakımından yukarıda açıklandığı şekilde ayrı ayrı, HMK.’nun 297 maddesine uygun olarak hüküm kurulmamış olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
3-Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına,
SONUÇ:Yukarıda birinci ve ikinci bentlerde açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, üçüncü bentte açıklanan nedenle davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 4.5.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.