Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2015/16882 E. 2015/14162 K. 04.05.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/16882
KARAR NO : 2015/14162
KARAR TARİHİ : 04.05.2015

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi(Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)

Taraflar arasındaki maddi-manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, hem kendisinin ortağı olduğu şirketle ilgili olan davaları takip etmesi için hem de nafaka alacağına, soyadının değiştirilmesine ilişkin şahsi davalarını yürütmesi için davalı olan avukata vekalet verdiğini ancak davalının davalarını takip etmediğini, kendisinden yargılama gideri olarak fazla masraf aldığını, şirketle ilgili olan dava sonucu tahsil ettiği bedeli kendisine vermediğinden bahisle azlettiğini , noterden bu işlemlerle harcamalar konusunda kendisine bilgi vermesi için ihtarname çektiğini, ancak cevap alamadığını belirtip, maddi- manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacı ile davalı arsında vekalet ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlığın 6502 sayılı tüketicinin korunması hakkında kanunun madde 3/1 (k-1) bendlerinde yer alan düzenleme kapsamında tüketici işlemi olduğundan bahisle görevsizlik kararı vererek, dosyanın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yetkili ve görevli İstanbul Tüketici Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3. maddesine göre tüketici; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, tüketici işlemi;mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder.
6502 sayılı yasanın 73. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür.
Bir hukuki işlemin sadece 6502 Sayılı yasada düzenlenmiş olması tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığı tüketici mahkemesinde görülmesini gerektirmez. Bir hukuki işlemin 6502 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici olması gerekir. Eldeki davada, davacı, davalının hem kendisinin ortak olduğu şirketle ilgili olan davalara hem de şahsi davalarına baktığını belirtmiş, maddi- manevi tazminat istemiyle eldeki davayı açmıştır. Davacı,ticari şirket olup 6502 sayılı yasada tanımlanan tüketici vasfını taşımamaktadır. Vekalet sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıkların 6502 sayılı yasa kapsamında olması için mutlak surette taraflardan en az birisinin tüketici vasfını taşıması gerekir. Somut uyuşmazlıkta davalı, davacının ortağı olduğu şirketle ilgili davaları da takip etmiş olduğundan şirketle ilgili davalar 6502 sayılı yasa kapsamı dışında kaldığı anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın bir kısmı,Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamı dışında kaldığına göre davacının şirketle ilgili olan davaların Tüketici Mahkemesi’nde görülmesi mümkün olmadığından, talebin tefrik edilerek davacının vermiş olduğu dilekçedeki şahsi davaları ile şirketle ilgili olan davaları ayırıp,şirketle ilgili olan davaya Asliye Hukuk mahkemesi olarak bakmaya devam edip esasa ilişkin karar vermesi, davacının diğer şahsi davaları için görevsizlik kararı verip, tüketici mahkemesine göndermesi gerekirken, tüp talepler yönünden yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 04/05/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.