YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/21617
KARAR NO : 2016/1297
KARAR TARİHİ : 26.01.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
I-Sanığın aşamalarda alınan ifadesinde suça konu motosikleti …. isimli kişiden satın aldığını söylemesi ve temyiz dilekçesinde suça konu motosikleti satın aldığı …isimli kişi ile aralarında yaptıkları satış sözleşmesinin fotokopisini sunması karşısında, söz konusu satış sözleşmesi fotokopisinde adı geçen ….. isimli kişinin verilen adres ve telefon bilgilerinden araştırılıp tanık sıfatıyla ifadesine başvurularak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinde zorunluluk bulunması,
Kabul ve uygulamaya göre de;
II-Dosya kapsamına göre; müştekinin soruşturma aşamasında alınan ifadesinde markete girip çıkacağı için kontak anahtarı üzerinde marketin önüne park ettiği motosikletinin çalındığını söylemesine karşın kovuşturma aşamasında alınan ifadesinde ise marketin önüne park ettiği motosikletinin kilitli olduğunu söylemesi nedeniyle müştekinin ifadeleri arasında çelişki bulunduğu anlaşıldığından müştekinin yeniden ifadesi alınarak sonucuna göre; mototsikletin kontak anahtarı üzerinde bırakılarak park edildiğinin tespiti halinde eylemin TCK’nın 141. maddesi, sabit bir yere kilitlenerek park edildiğinin tespiti halinde eylemin TCK’nın 142/1-b. maddesi ve sabit bir yer olmadan kilitlenerek park edildiğinin tespiti halinde ise eylemin TCK’nın 142/1-e. maddesinde düzenlenen suçu oluşturacağı gözetilmeden eksik kovuşturma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
2-Müştekinin soruşturma aşamasında alınan ifadesine göre motorsikletinin 04/11/2009 günü saat 23:30 sıraları çalındığının anlaşılması karşısında, hırsızlık suçunun geceleyin işlendiğinin kabulü ile 5237 sayılı TCK’nın 143. maddesi uyarınca uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 26/01/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.