YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/6653
KARAR NO : 2015/16277
KARAR TARİHİ : 11.06.2015
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibine başlandığı, borçluların bono metnindeki imzalara ve borca itiraz ederek takibin iptali istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece her iki borçlu yönünden imzalara yönelik itirazın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
İİK’nun 170/3. maddesine göre; “İcra mahkemesi, 68/a maddesinin dördüncü fıkrasına göre yapacağı inceleme sonunda, inkar edilen imzanın borçluya ait olmadığına kanaat getirirse itirazın kabulüne karar verir” hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda,…’nce düzenlenen 19.11.2014 tarihli raporun inceleme ve sonuç kısmının ikinci paragrafında “İnceleme konusu senet önyüzünde bulunan … adına atılı imzaların teşhise götürecek karakteristik materyal, önemli yazı ve tanı unsuru içermeyen, karalama tarzında basit tersimli bir imzalar olması nedeniyle aidiyetinin bu meyanda sorulduğu üzere …’ın eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediği,” kanaatine varıldığı belirtilmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda imzanın borçlu …’ın eli ürünü olduğu ya da olmadığı yönünde kesin bir görüş bildiriminde bulunulmadığı görülmektedir. Bu durumda bilirkişi raporunda yer alan belirsizliğin borçlu lehine yorumlanması zorunludur; zira takibe başlayan ve icra dosyasına sunduğu senetteki imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden alacaklı olup, bu iddiayı ispat külfeti de alacaklıya aittir (HGK.’nun, 26.04.2006 12-259/231 sayılı kararı).
O halde mahkemece, …’nca düzenlenen 19.11.2014 tarihli rapor içeriğine göre borçlu … yönünden itirazın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile istemin tümden reddi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçluların temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 11.06.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.