Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/10865 E. 2015/23568 K. 14.04.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/10865
KARAR NO : 2015/23568
KARAR TARİHİ : 14.04.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; Failin bir kimseyi,kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-d bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasî parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hâl kabul edilmiştir. Söz konusu kurum yada kuruluşların konumunun suçun işlenmesinde kolaylık sağlayacağı düşüncesi, bu kurum ve kuruluşların bu suçta araç olarak kullanılmasının, ağırlaştırıcı neden olmasını gerektirmiştir. Bu nitelikli halin uygulanabilmesi için, bunların isminin kullanılması yeterli olmayıp maddi varlığının kullanılması gerekmektedir. Araç olarak kullanılma, bu kurum veya kuruluşlara ait yazı veya belgeleri amaç dışı olarak kullanmak şeklinde olabilir. Bu kurumlara ait kimlik belgesinin gösterilmesi,basılı evraklarının, kıyafetlerinin, taşıtlarının kullanılması mağdurda güven oluşumunu sağlayacaktır.
Müştekinin bilgisi ve rızası dışında kendisine ait nüfus cüzdanı kullanılmak sureti ile adına 0543 462 13 90, 0543 462 01 16 ve 0543 461 95 13 numaralı üç adet hatta ilişkin abonelik sözleşmesi ile imzalandığı, bu sözleşmelere müşteki … adına düzenlenmiş olup üzerinde sanığın fotoğrafı bulunan bir nüfus cüzdanı fotokopisinin eklendiği, bunun dışında yine sanığın müşteki … adına düzenlenmiş olduğunun sanık tarafından ikrar olunduğu sahte nüfus cüzdanını kullanarak mağdur …06/03/2008 tarihinde müracaatta bulunduğu, 0232 250 03 32 numaralı sabit telefonu “… Mahallesi … Sokak No:./A …” adresine tesis ettirdiği, bu hattın 1403 TL tutarındaki görüşme borcunu ödemeyip adresi terkettiği bu suretle sanığın zincirleme şekilde belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarını işlediği iddia olunan somut olayda; nüfus idaresinin maddi varlığı olan nüfus cüzdanının sahte olarak düzenlenip dolandırıcılık eyleminde kullanılmış olması karşısında eylemin 5237 sayılı TCK’nın 158/1-d maddesinde öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdirinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün bu nedenle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanunun 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı bakımından kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 14/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.