Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2015/3640 E. 2015/6502 K. 19.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/3640
KARAR NO : 2015/6502
KARAR TARİHİ : 19.03.2015

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının onanmasını mutazammın 10/11/2014 tarih, 2014/27514 Esas – 2014/26589 Karar sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Borçluların kıymet takdir raporu ve satış ilanı tebligatlarının usulsüz tebliğ edildiğini, taşınmazın kıymetinin çok yüksek olduğunu belirterek ihalenin feshi istemiyle icra mahkemesine başvurduğu görülmüştür.
Somut olayda borçlulara çıkarılan kıymet takdir raporu “adreste kimse bulunmaması üzerine adresin kapalı olması sebebiyle en yakın komşusuna soruldu. Verilen beyanda muhatabın çarşıya gittiğinin beyan edilmesi üzerine tebliğ imkansızlığı sebebiyle tebliğ zarfı fatih mahallesi muhtarına teslim edilmiş olup 2 nolu haber kağıdı muhatabın kapısına yapıştırılarak durumdan en yakın karşı komşusu haberdar edilmiştir” şerhiyle 14/02/2014 tarihinde, her iki borçluya da aynı şekilde tebliğ edilmiştir.
Kıymet takdir raporuna ilişkin tebligat parçalarında, haber verildiği belirtilen komşunun isminin tespit edilmediği görüldüğünden tebliğ işlemi, 7201 Sayılı Kanun’un 21/1. maddesine göre usulsüzdür.
Öte yandan 7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun 39. maddesinde; “Bu kanun hükümlerine göre kendilerine tebliğ yapılması caiz olan kimselerin o davada hasım olarak alakaları varsa muhatap namına kendilerine tebliğ yapılamaz” hükmüne yer verilmiştir.
Borçlu …’a çıkarılan satış ilanı “muhatabın çarşıya gitmesi sebebiyle muhatap ile birlikte aynı konutta sürekli ve birlikte yaşadığını beyan eden tebellüğe ehil oğlu Sebahattin … imzasına tebliğ edildi” şerhiyle 09/04/2014 tarihinde, borçlu …’a çıkarılan satış ilanı “muhatabın çarşıya gitmesi sebebiyle muhatap ile birlikte aynı konutta sürekli ve birlikte yaşadığını beyan eden tebellüğe ehil eşi sebahattin … imzasına tebliğ edildi” şerhiyle 09/04/2014 tarihinde tebliğ edildiği, adı geçen Sebahattin …’un ise aynı icra takibinde borçlu olduğu görülmüştür.
Bu durumda, borçlulara yapılan satış ilanı tebliğ işlemi hasma tebliğ yasağına ve 7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun 39. maddesi hükmüne aykırı olmakla usulsüzdür.
Kıymet takdirine ve satış ilanına ilişkin tebliğ işlemlerinin usulsüz olması karşısında kıymet takdirinin kesinleşmediği ve borçluların şikayet dilekçesinde kıymet takdirine itiraz ettikleri anlaşılmaktadır.
O halde mahkemece mahallinde keşif yapılarak, taşınmazın icra müdürlüğünce yaptırılan kıymet takdir tarihi olan 31/01/2014 tarihine göre taşınmazın değeri belirlenerek, belirlenen değerin muhammen bedelden düşük olması halinde İİK’nun 134/8. maddesine göre zarar unsuru bulunmadığından ihalenin feshi isteminin reddine, muhammen bedelden yüksek olması halinde ihalenin feshine karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile hüküm tesisi isabetsiz olup, kararın bu nedenle bozulması gerekirken, düzeltilerek onandığı anlaşılmakla borçluların karar düzeltme isteminin kabulü gerekmiştir.
SONUÇ : Borçluların karar düzeltme itirazlarının kabulü ile Dairemizin 10/11/2014 tarih ve 2014/27514 E.-26589 K. sayılı onama kararının kaldırılarak mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 19/03/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.