Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2015/21579 E. 2015/31634 K. 15.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/21579
KARAR NO : 2015/31634
KARAR TARİHİ : 15.12.2015

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklının 20 adet bonoya dayalı olarak borçlu hakkında kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile başlattığı icra takibinde, keşideci borçlunun, lehtar aleyhine açtıkları menfi tespit davasında bu senetler nedeniyle borçlu olmadığının tespit edildiği, alacaklının kötüniyetli olarak takip başlattığı, senetlerden ikisinin zamanaşımına uğradığı, 200-TL bedelli senedin de 300.-TL olarak takibe konmasının usulsüz olduğu iddialarıyla takibin iptalini talep ettiği, mahkemece menfi tespit davasında alacaklı taraf olmadığından ve alacaklının kötüniyeti ispatlanmadığından onu bağlamayacağı, ancak senetlerden ikisinin zamanaşımına uğradığı, 200.-TL bedelli senedin de 300.-TL olarak istenmesinin usulsüz olduğu gerekçesiyle takibin tümüyle iptaline karar verildiği anlaşılmaktadır.
Borçlunun iki adet senet yönünden icra mahkemesine başvurusu; takibin kesinleşmesinden önceki (takip öncesi) döneme ait zamanaşımı itirazı olup, itirazın kabulü halinde İİK’nun 169/a-5. maddesi gereğince takibin durdurulmasına karar verilmesi gerekir.
Somut olayda 28.12.2011 ve 28.01.2012 vade tarihli senetlerin takip tarihi olan 11/02/2015 tarihi itibariyle zamanaşımına uğradığı anlaşıldığından bu iki senet yönünden takibin durdurulmasına karar verilmesi gerekir iken iptali yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
Diğer yandan İİK.nun 170/a-2 maddesi gereğince hakim, yasal sürede yapılan itiraz veya şikayet nedeniyle icra mahkemesine intikal eden işlerde, öncelikle, takip dayanağı senedin kambiyo vasfında olup olmadığını veya alacaklının kambiyo senetlerine özgü yol ile takip hakkının bulunup bulunmadığını re’sen inceleyerek, takibin iptaline karar verebilir.
6102 sayılı …’nun 776/f maddesinde, (eski …’nun 688.maddesi) bononun düzenleme yeri unsurunu ihtiva etmesi gerektiği hususu düzenlenmiş, aynı Yasanın 777/1.maddesinde ise, 776. maddede gösterilen unsurları içermeyen senedin bono sayılamayacağı, 777/3. maddesinde de, açıklık bulunmadığı takdirde senedin düzenlendiği yerin, ödeme yeri ve aynı zamanda düzenleyenin yerleşim yeri sayılacağı belirtilmiştir.
Somut olayda takibe konu 28.04.2013 vade tarihli 300.-TL bedelli bonoda keşide yerinin olmadığı, keşideci … ‘nın isminin yanında ise herhangi bir idari birimi belirtir şekilde ibarenin bulunmadığı anlaşılmaktadır.

Bu durumda, mahkemece, belirtilen senet yönünden borçlu hakkındaki takibin, İİK’nun 170/a-2 maddesi uyarınca, re’sen iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile iptaline karar verilmesi doğru değildir.
28.07.2013 vade tarihli senedin ise 200.-TL bedelli olmasına rağmen 300.-TL olarak takibe konduğu görülmüş olup, bu durumda da sadece 100.-TL yönünden takibin durdurulmasına karar verilmesi gerekirken takibin tümüyle iptaline karar verilmesi de isabetsizdir.
Sonuç olarak mahkemece, 28.12.2011 ve 28.01.2012 ödeme tarihli 300.-TL bedelli iki adet senet yönünden takip öncesi 3 yıllık zamanaşımı gerçekleştiği için İİK.nun 169/a/4-5. maddesi uyarınca takibin durdurulmasına, 28.07.2013 ödeme tarihli 200.-TL bedelli senet yönünden fazla talep edilen 100.-TL lik kısmı yönünden takibin durdurulmasına, 28.04.2013 ödeme tarihli keşide yeri bulunmayan senet yönünden ise İİK’ nun 170/a maddesi uyarınca takibin iptaline karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile takibin tümüyle iptali yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 15.12.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.