Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2015/21606 E. 2015/31668 K. 15.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/21606
KARAR NO : 2015/31668
KARAR TARİHİ : 15.12.2015

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından borçlu aleyhinde bonoya dayalı kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibi başlatıldığı, borçlunun icra mahkemesine başvurusunda, itiraz nedenlerini belirterek takibin iptali ile tazminat istediği, mahkemece davanın reddine karar verildiği görülmektedir.
5718 sayılı MÖHUK madde 48/1’e göre; “Türk mahkemesinde dava açan, davaya katılan veya icra takibinde bulunan yabancı gerçek ve tüzel kişiler, yargılama ve takip giderleriyle karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamak üzere mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermek zorundadır”. …’ta teminat gösterme yükümlülüğü konusunda “yabancılık” ölçütü esas alınmıştır. Buna karşın davalının veya kendisine karşı takibe girişilen karşı tarafın vatandaşlığı, bu madde kapsamında da bir öneme sahip değildir.
MÖHUK madde 48/2’de ise; “Mahkeme, dava açanı, davaya katılanı veya icra takibi yapanı karşılıklılık esasına göre teminattan muaf tutar” hükmü yer almaktadır. Buna göre Türk hâkimi, yabancı davacının, davaya katılanın veya icra takibinde bulunanın vatandaşı olduğu ülke ile Türkiye arasında karşılıklılık (mütekabiliyet) var ise, bu kişiyi teminattan muaf tutacaktır. Karşılıklılık, iki devlet arasında imzalanan (iki taraflı) anlaşma veya iki devletin de taraf olduğu uluslararası (çok taraflı) anlaşma ile sağlanabileceği gibi, kanuni veya fiili karşılıklılık şeklinde de sağlanabilir.
Yabancı şahıslar tarafından karşılanması gereken bu teminat, dava ve takip şartı olduğundan ve mahkemece kamu düzeni niteliğinde olan bu kuralın re’sen nazara alınması gerektiğinden, kararın borçlu tarafından temyiz edilmesi halinde dahi aleyhe bozma ilkesi nazara alınamaz.
Bu durumda mahkemece öncelikle, borçlunun Irak vatandaşı olması dikkate alınarak yukarıdaki madde hükmü uyarınca inceleme yapılması, borçlunun teminat göstermesi gerektiği sonucuna varılırsa, teminatın yatırılması için kesin mehil verilmesi, anılan sürede belirtilen teminatı yatırmaması halinde istemin usulden reddine, aksi halde dava şart eksikliği süresinde giderildiğinden işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), bozma nedenine göre borçlunun temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 15/12/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.