YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/10516
KARAR NO : 2015/21469
KARAR TARİHİ : 16.09.2015
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki 3. kişi ve alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından borçlu … hakkında, kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatıldığı, borçlunun iade edilebilir hale gelen KDV iade alacağı üzerine haciz konulduğu, bu haciz işlemine karşı 3. kişinin, borçlu şirketin vergi dairesindeki hak ve alacağının kendilerine temlik edildiği, temlik tarihinden sonra yapılan haczin usulsüz olduğu iddiasıyla haczin fekki, aksi takdirde istihkak iddiaları hakkında karar verilmesi istemiyle icra müdürlüğüne başvurduğu, talebin reddi üzerine icra mahkemesinden müdürlük kararının kaldırılarak İİK’nun 99. maddesindeki prosedürün uygulanmasını talep ettiği, alacaklı tarafından karşı dava olarak, temlik işleminin muvazaalı olduğu iddiasıyla tasarrufun iptali talebinde bulunulduğu, mahkemece 3. kişinin talebi hacze karşı şikayet olarak nitelendirilerek şikayetin reddine, talep konusunun istihkak olarak nitelendirilmemesi nedeniyle alacaklının karşı dava olarak açtığı tasarrufun iptali talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedildiği görülmektedir.
Şikayetçi üçüncü kişinin icra mahkemesine başvurusu, haczedilen alacağın kendilerine ait olduğu iddiasına dayanmaktadır. Bu hali ile talep İİK’nun 96 ve devamı maddelerine göre açılmış istihkak davası niteliğinde olup, icra mahkemesine öncelikle şikayet olarak başvurulması, HMK’nun 33. maddesinde yer alan hukuki nitelendirmenin hakime ait olduğu kuralı karşısında sonuca etkili değildir.
O halde mahkemece, başvuru istihkak davası olarak vasıflandırılıp, varsa harç eksikliği giderildikten ve taraf teşkili sağlandıktan sonra, varsa tarafların iddia ve delilleri toplanıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, istemin şikayet olarak nitelendirilip, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), bozma nedenine göre alacaklının sair temyiz itirazları ile 3. kişinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 16/09/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.