YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/2087
KARAR NO : 2015/23627
KARAR TARİHİ : 15.04.2015
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; Failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Ticarî faaliyeti meslek olarak icra eden kişilerin, güvenilirliğini sağlamak amacıyla, bu suçun, tacir (kişisel olarak ticaretle uğraşan kimseler) veya şirket yöneticisi olan yada şirket adına hareket eden kişilerin ticarî faaliyetleri sırasında işlenmesi, TCK’nın 158/1-h bendinde nitelikli hâl kabul edilmiştir. Bu kavramlar Türk Ticaret Kanunun ilgili hükümlerine göre belirlenecektir.
Türk Ticaret Kanunun Madde 14 de,Tacir;
“(1) Kişisel durumları ya da yaptığı işlerin niteliği nedeniyle yahut meslek ve görevleri dolayısıyla, kanundan veya bir yargı kararından doğan bir yasağa aykırı bir şekilde ya da başka bir kişinin veya resmî bir makamın iznine gerek olmasına rağmen izin veya onay almadan bir ticari işletmeyi işleten kişi de tacir sayılır. “denilmektedir.
Ticaret şirketleri ,aynı yasanın Madde 124 de
”(1)Ticaret şirketleri; kollektif, komandit, anonim, limited ve kooperatif şirketlerden ibarettir.
(2) Bu Kanunda, kollektif ile komandit şirket şahıs; anonim, limited ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirket sermaye şirketi sayılır” şeklinde tanımlanmıştır.
Kooperatif yöneticilerinin, kooperatifin faaliyeti kapsamında, dolandırıcılık suçunu işlemeleri de nitelikli hâl, kabul edilmiştir. Üye sayısı dolmasına rağmen, üyeliğe kabulün devamından bahsederek üye kayıt edilmiş gibi kişinin parasının alınması bu suç tipine örnek gösterilebilir. Kooperatif yöneticilerinin kimler olduğu 1163 sayılı Kooperatifler kanunun 55 ve devamı maddelerinde tanımlanmıştır. Madde 55 – Yönetim Kurulu, kanun ve anasözleşme hükümleri içinde kooperatifin faaliyetini yöneten ve onu temsil eden icra organıdır. Yönetim Kurulu en az üç üyeden kurulur. Bunların ve yedeklerinin kooperatif ortağı olmaları şarttır. Yönetim Kurulu üyeliğine seçilen tüzel kişiler, temsilcilerinin isimlerini kooperatife bildirir.
Bu suçun oluşabilmesi için, tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin dolandırıcılık suçunu ticari faaliyetleri sırasında işlemiş olmaları gerekir. Keza, kooperatif yöneticilerinin bu nitelikli halden cezalandırılabilmeleri için suçun kooperatifin faaliyeti kapsamında, işlenmesi gereklidir. Bu suçun faili tacir veya şirket yöneticisi yada şirket adına hareket eden kişi yada kooperatif yöneticisi olabilir.
Katılan … ile sanıklar …’in 2006 yılında “… ve Petrol Ürünleri İnş. Otom. San. Tic. Ltd. Şti. ni kurdukları ve %50 oranında hisse sahibi oldukları, şirketin kuruluşundan itibaren şirketi temsile …’ın yetkili olacağına karar alındığı, katılan ile sanık …’in kurdukları şirketin kat karşılığı inşaata ilişkin anlaşma yaptığı ve şirket adına inşaata başlandığı, sanıklardan …’in 06.02.2008 tarihinde katılan …’ın katılmadığı şirket yetkilisinin kendisi olduğuna dair ortaklar kurulu kararı düzenlendiği, bu karara şirketin diğer ortağı katılanın da isminin yazıldığı ve adına sahte imza atılarak kararın Ticaret Sicili Gazetesi’nde yayınlanmasının sağlandığı, katılan … ve oğlu diğer sanık …’in 05.11.2008 tarihinde de sanık … hisselerinin oğlu diğer sanık …’e devri ve şirkette hissesi kalmayan …’in şirketi temsile yetkili olduğuna ilişkin ortaklar kurulu kararı düzenledikleri, bu karara da katılan adına sahte imza atıldığı, sanık … 28.04.2011 tarihinde şirket merkezinin değiştirilmesi ve 20.06.2011 tarihinde sermaye artırımına ilişkin ortaklık kararlarını düzenlediği, bu kararlara da müştekinin ismi altına sahte imza atılmak suretiyle kararların yayınlanmasının sağlandığı, sanıklar … ve … sahte imza ile …’in şirketi temsile yetkili kılındığı ortaklar kurulu kararından sonra şirketin kat karşılığı yapmış olduğu inşaatta şirkete düşen 3 adet işyerini … adına tapuda kaydının yapılmasını sağladıkları somut olayda, nitelikli dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik suçlarının oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekili, sanıklar müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 15.04.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.