YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/5399
KARAR NO : 2015/4134
KARAR TARİHİ : 09.11.2015
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Silahlı terör örgütüne yardım etme
Hüküm : 1- Sanık … hakkında;
TCK’nın 220/7 ve 314/3. maddeleri delaleti ile aynı
Kanunun 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5, TCK’nın 220/7,
62/1, 53, 58/9, 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet
2- Sanıklar … ve … hakkında;
hüküm kurulmasına yer olmadığına
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Sanık … hakkında silahlı terör örgütüne yardım suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Sanık hakkında öncelikle temel ceza tayin edilip sonrasında TCK’nın 220/7. maddesinin 2. cümlesindeki indirim uygulandıktan sonra devamında 3713 sayılı Kanunun 5. maddesi gereğince artırım yapılması gerekirken yazılı şekilde uygulama yapılması sonuç ceza değişmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılama sonunda toplanan deliller karar yerinde incelenip sanığın suçunun sübutu kabul, olay niteliğine ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanıklar müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2- Sanıklar … ve … hakkında verilen karara ilişkin olarak sanıklar müdafiinin temyiz talebinin vekalet ücretine yönelik temyize gelince;
09.12.2010 tarihli beraat kararına yönelik sanıklar müdafiinin temyizinin süresinde olduğu kabul edilerek ve vekalet ücreti ile sınırlı olarak yapılan incelemede;
Sanıklar hakkında yapılan yargılama sonucunda mahkemece verilen 09.12.2010 tarihli beraat kararının sanık müdafii tarafından lehe vekalet ücreti verilmesi gerektiği gerekçesiyle temyiz edildiği ve bu temyizin hükmün bütününe yönelik olduğu, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.06.2006 tarih ve 2006/172-168 ile 23.01.2007 tarih ve 2006/143-2007/8 sayılı kararları çerçevesinde Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 6352 sayılı Kanunun geçici 2. maddesi uyarınca yaptığı bozma etkisi gösteren ve mevcut temyiz sürecini sonlandıran iade işlemi üzerine önceki hükmün bozularak tamamen ortadan kalktığı ve sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilip aleyhe temyiz de bulunmadığı gözetilerek atılı suçlardan beraatine hükmolunması gerekirken, 09.12.2010 tarihli beraat kararının temyiz edilmeksizin kesinleştiğinden bahisle hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 09.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.