YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/11389
KARAR NO : 2016/13711
KARAR TARİHİ : 23.03.2016
MAHKEMESİ : Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 2499 Sayılı Kanuna Aykırılık
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanıkların, Sermaye Piyasası Kanunu’na aykırı olarak belirli bir kazanç vaadinde bulunup çok sayıda kişiden para toplayarak izinsiz şekilde portföy yöneticiliği yaptıkları ve yetki belgeleri olmaksızın ilan ve reklamlarında sermaye piyasası faaliyetinde bulundukları izlenimi yaratacak şekilde kelime ve ibareler kullandıklarının iddia edildiği olayda; dosyada bulunan 14.03.2007 tarihli denetleme raporunda sanıklar …ait …. bulunan …nolu hesap ile … ait … bulunan …nolu hesaplarda 30.09.2005 ve 31.12.2005 tarihlerine kadar hisse senedi alım satım işlemlerinin yapıldığının belirtilmesi karşısında, suç tarihinin 31.12.2005 olup bu tarihte yürürlükte olan 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen zamanaşımı süresinin hüküm tarihinde dolmadığı, yine sanıklar hakkında farklı mağdurlara yönelik benzer eylemleri nedeniyle Asliye Ceza Mahkemesinin … Esas sayılı dosyasında da 2499 sayılı Kanuna aykırılık suçundan yargılama yapıldığı ve her iki davanın dayanağını Sermaye Piyasası Kurulu Denetleme Dairesi tarafından düzenlenen 14.03.2007 tarihli denetleme raporunun oluşturduğu, sanıkların aynı suç işleme kararı ile farklı zamanlarda çeşitli kişilerden para toplayarak izinsiz şekilde sermaye piyasası faaliyetinde bulunmaları ve yetki belgeleri olmaksızın ilan ve reklamlarında sermaye piyasası faaliyetinde bulundukları izlenimi yaratacak şekilde ibareler kullanmaları eylemlerinin zincirleme şekilde işlenmiş tek bir suçu meydana getirdiğinin anlaşılması karşısında, yukarıda anılan dava dosyasının akıbeti araştırılarak mümkünse birleştirilmesi mümkün olmadığı takdirde dava dosyası getirtilip incelenerek bu davayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dava dosyasına intikal ettirilmesi ve sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, suç tarihinde yanılgıya düşerek zamanaşımı nedeniyle düşme kararları verilmesi,
Kanuna aykırı ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 23.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.