YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/8267
KARAR NO : 2016/14061
KARAR TARİHİ : 29.03.2016
MAHKEMESİ : Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : 6831 Sayılı Kanuna Aykırılık
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde vekalet ücreti, maktu ve nispi olmak üzere belirlenmiştir.
Maktu vekalet ücreti, davanın konusunun para olmadığı veya para ile ölçülemediği hallerde belirlenen ücret, nisbi vekalet ücret ise davanın konusunun para olması veya para ile ölçülebilir olması halinde bu değer üzerinden belirlenen ücrettir.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununda 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 365/2. maddesinin aksine ceza davalarında şahsi hak talebi halinde mahkemece bu hususta da karar verilmesi gerektiği yolunda bir düzenleme bulunmaması, güvenlik tedbiri olan müsaderenin ise davanın konusu olmayıp hükmün sonucu olması ve 6831 sayılı Orman Kanun’un 112, 113 ve 114. maddeleri hükümleri karşısında; davada kendisini vekille temsil ettiren katılan İdare lehine hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre maktu vekalet ücretine hükmedilmesi yeterli olduğundan, ayrıca müsaderesine karar verilen orman emvallerinin değeri üzerinden nisbi vekalet ücretine de hükmedilmemesinde bir isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamedeki 2 nolu bozma düşüncesine iştirak edilmemiş,
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,
1-Suç tarihinin 21/05/2007 olduğu, eylemin suç tarihinde yürürlükte bulunan 6831 sayılı Kanun’un 93/2-3. maddelerine temas ettiği, 6831 sayılı Kanun’un 93. maddesinin 08/02/2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanun’un 200. maddesi ile değiştirilmesi karşısında, Yargıtay denetimine imkan sağlayacak şekilde, değişiklikten önceki ve sonraki kanun hükümleriyle ayrı ayrı uygulama yapılarak bulunacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe kanun değerlendirmesi yapılmadan yazılı şekilde hüküm tesisi,
2-Dava konusu açma yapılan yerler kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde, aynı bölmede 4 parça halinde olup, yargılama sırasında 4. parça ile ilgili olarak açılan ikinci dava sonucunda herhangi bir karar verilmemiş olması karşısında,sanığın eyleminin TCK’nın 43/1. maddesi kapsamında kaldığı düşünülmeden yazılı şekilde tek suçtan hüküm kurularak eksik ceza tayini,
Kanuna aykırı ve katılan vekili ile sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 29/03/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.