Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2014/5475 E. 2015/7072 K. 09.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/5475
KARAR NO : 2015/7072
KARAR TARİHİ : 09.03.2015

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki ayıplı mal davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabul kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün taraflar avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı …. vekili avukat … geldi, davalı taraftan gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, 7.6.2011 tarihinde davalıdan…. plakalı, 2011 model Mini Cooper marka aracı satın aldığını, satın aldığı araçta yangın tehlikesine neden olan bir arıza tespit edildiğine dair 2011 yılındaki ulusal ve uluslararası basında bir çok haber yer aldığını, bunun üzerine firmaya ulaştığını ve kendi aracında böyle bir arızanın bulunmadığının belirtildiğini, ancak 17.4.2012 tarihinde yetkili servise davet edildiğini, serviste yapılan inceleme sonunda bu model araçların “su pompasında tespit edilen arıza nedeniyle parça değişimi” gerektiğinin bildirildiğini, tespit edilen arızanın gizli ayıp olduğunu, aracı yangın tehlikesi içinde olmasından dolayı can ve mal güvenliğini tehdit ettiğinden manevi zarara da uğradığını; hem gizli ayıp olması hem de belirtilen arızanın basına konu olmasından dolayı ikinci el piyasa değerini düşürdüğünden aracın teknik ve ekonomik açıdan ayıplı olduğunu ileri sürerek; bedel iadesini içeren sözleşmeden dönme hakkını kullandığını, bu nedenle davaya konu aracın davalıya iadesine, 92.281,00 TL‘lik fatura bedelinin fatura tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, hak düşürücü sürenin geçtiğini, araçta ayıp olmadığını, aracın değiştirilen parçasının ise önlem amaçlı değiştirildiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabul, kısmen reddine; dava konusu aracın ayıplı olduğunun tespiti ile 92.281,00 TL fatura bedelinin, aracın davalı tarafa iade edildiği tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, manevi tazminata ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Davacı, davalı şirket tarafından ithal edilerek satılan malda gizli ayıp olduğunu ileri sürmüştür. Davalı taraf ise, ayıp ihbarının süresinde yapılmadığını, araçta ayıp bulunmadığını ve aracın değiştirilen parçasının ise önlem amaçlı değiştirildiğini bildirerek davanın reddine karar verilmesini dilemiştir. Mahkemece, aracın su pompasındaki arızanın kullanım hatasından kaynaklanmayıp, aracın imalat hatasından kaynaklandığı ve gizli ayıp olduğu gerekçesi ile yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. 4822 sayılı Yasa ile değişik 4077 sayılı Yasa’nın “ayıplı mal” başlıklı 4. maddesinde “Ambalajında, etiketinde, tanıtma ve kullanma kılavuzunda ya da reklam ve ilânlarında yer alan veya satıcı tarafından bildirilen veya standardında veya teknik düzenlemesinde tespit edilen nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan ya da tahsis veya kullanım amacı bakımından değerini veya tüketicinin ondan beklediği faydaları azaltan veya ortadan kaldıran maddi, hukuki veya ekonomik eksiklikler içeren mallar, ayıplı mal olarak kabul edilir.” şeklinde ayıplı mal tanımı yapılmıştır. Dosya içindeki bilirkişi raporlarında açıklandığı üzere, kanundaki tanıma uygun şekilde dava konusu aracın herhangi bir ayıbının bulunmadığı, ancak geri çağırma kapsamında davaya konu aracın “soğutma su pompasının” tedbir amaçlı ve ücretsiz olarak yetkili servis tarafından değiştirildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, dava konusu aracın ayıplı olduğundan söz edilemez. O halde mahkemece, davanın reddine karar vermek gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulü yönünde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre, tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 2.bentte açıklanan nedenle tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 9.3.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.