YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/10617
KARAR NO : 2015/23719
KARAR TARİHİ : 15.04.2015
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık hakkında mahkemenin 10.06.2011 tarih 2009/18983 esas 2011/197 ek kararı ile yasal süre geçtikten sonra kararın temyiz edildiği gerekçesiyle temyiz talebinin reddine karar verildiği ancak sanığın gerekçeli kararın tebliğ tarihinde cezaevinde olduğu, 7201 sayılı Tebligat Kanununun 32. maddesi gereğince sanığın temyizi yasal sürede kabul edilmesi gerektiği ve bu nedenle ek karar ile cezanın infazının da durdurulduğu,temyizin reddi kararını süresinde sanık tarafından temyiz edildiği ve temyizin reddi kararının kaldırılması gerektiği dosya kapsamından anlaşılmakla, asıl karara yönelik yapılan incelemede;
Sanığın, şikayetçi …’na ait işyerine gelerek, … 6300 marka cep telefonu almak istediğini söylediği, şikayetçinin de sanığa … 6300 marka cep telefonunu vitrinden çıkartıp gösterdiği sırada sanığın … E70 marka başka bir cep telefonunu görmek istediğini söylemesi üzerine, şikayetçinin vitrinde meşgul olduğu sırada sanığın yanında getirdiği emanete kayıtlı … 6300 marka ikinci el bir cep telefonunu tezgahın üzerine bırakıp yeni olan … 6300 model telefonu cebine koyduğu, daha sonra da araçtan nüfus cüzdanımı alıp geleceğim diyerek işyerinden ayrıldığı, şikayetçinin ise tezgahın üzerindeki telefonun ikinci el olduğunu ve dolandırıldığını anlayarak şikayetçi olduğu olayda, sanığın suçlamayı kabul etmemesine karşılık, dosya kapsamında alınan yeni cep telefonun İMEİ sorgusundan ilk telefonu kullanan kişinin aynı gün sanık olması, yakalama emri üzerine ilk ifadesinde şikayetçinin iş yerinden bu telefonu şikayetçinin işyerinden aldığını beyan edip dolaylı ikrarda bulunması karşısında, sanığın eyleminde şikayetçinin suça konu cep telenonunun zilyetliğini sanığa devretmeye yönelik bir hile olmadığı, suça konu telefonu alıp onun yerine eski telefonu bırakmaktan ibaret eyleminin hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek TCK 157/1. maddeden hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanun’un 326/son maddesi uyarınca sonuç ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 15.03.2015 tarihinde oy birliği ile karar verildi.