YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/10686
KARAR NO : 2015/22310
KARAR TARİHİ : 29.09.2015
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı tarafından borçlu belediye hakkında yapılan genel haciz yoluyla ilamsız takipte, borçlu belediye vekilinin İcra Mahkemesindeki başvurusunda, 5393 Sayılı Belediye Kanunu 15. maddesi uyarınca belediye mallarının haczedilemeyeceğini ileri sürerek belediyeye ait Halkbankası hesabı, tapu kayıtları ile tüm hak ve alacakları üzerine konulan haczin kaldırılmasını istemiş, mahkemece, dava devam ederken yürürlüğe giren 6552 SY’nın 121. maddesi ile Belediye Kanunu 15. maddesinin değiştirilerek haciz için ön şart getirildiği, yasanın geçici 8. maddesine göre değişikliğin devam eden icra takiplerine de uygulanabileceği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Anayasa Mahkemesinin 17.06.2015 tarih ve 2014/194-2015/55 sayılı, Resmi Gazetenin 26.06.2015 tarih ve 29398 sayısında yayınlanan kararında; 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 15. maddesine, 10.09.2014 tarihli ve 6552 Sayılı Kanun’un 121. maddesiyle eklenen fıkranın birinci cümlesinin “..ve haciz işlemi sadece gösterilen bu mal üzerine uygulanır” ibaresi ve ikinci cümlesinin “…veya kamu hizmetlerini aksatacak..” ibaresi ile 6552 sayılı Kanun’un 123. maddesiyle eklenen geçici 8. maddesinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiştir.
Somut olayda, 08.09.2011 yılında takibe başlanmış ve borçlu belediyenin banka hesapları ile tüm hak ve alacaklarına 24.03.2014 tarihinde haciz konulmuştur.
Takip ve haciz tarihi, 6552 sayılı yasanın yürürlük tarihinden öncesine ait olup Anayasa Mahkemesi de yasanın geçici 8. maddesini iptal ettiğinden anılan yasa maddesi artık şikayete konu takip dosyasındaki haciz işlemlerine uygulanamaz. Ayrıca 5393 SY’nın 15/son fıkrasındaki, haciz işleminin sadece gösterilen mal üzerine uygulanacağına dair kısmının iptal edilmiş olması nedeniyle aynı maddede yer alan “Belediyenin proje karşılığı borçlanma yoluyla elde ettiği gelirleri, şartlı bağışlar ve kamu hizmetlerinde fiilen kullanılan malları ile belediye tarafından tahsil edilen vergi, resim ve harç gelirleri haczedilemez.” hükmü gözetilmek suretiyle belediye mallarının haczi mümkündür.
Bu durumda mahkemece, dosyaya sunulan 18.09.2014 tarihli bilirkişi raporu değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 29.09.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.