YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/5081
KARAR NO : 2015/6941
KARAR TARİHİ : 24.03.2015
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı tarafından asıl borçlu … ile ipotek veren … hakkında İİK’nun 150/ı maddesi uyarınca ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı icra takibi yapıldığı, örnek 6 numaralı icra emrinin takipte gösterilen borçlulara tebliğ edildiği, borçlular vekilinin icra mahkemesindeki itirazında, ipotek akit tablosunun kayıtsız şartsız para borcu ikrarını içermediği, ihtarnameye itiraz edildiğinden alacaklının borcun varlığını ispat etmesi gerektiğini ileri sürerek icra emrinin ve takibin iptalini talep ettiği, mahkemece, takibin iptali talebinin reddi ile alınan rapor doğrultusunda karar verildiği anlaşılmıştır.
1- Borçlu … yönünden;
İİK’nun 150/ı maddesi uyarınca, ipotek akit tablosu, kayıtsız şartsız bir para borcu ikrarını içermese bile, borçlu cari hesap veya kısa, orta, uzun vadeli krediler şeklinde işleyen nakdi veya gayrinakdi bir krediyi kullandıran taraf (alacaklı), krediyi kullanan tarafa ait cari hesabın kesilmesine veya kısa, orta, uzun vadeli kredi hesabının muaccel kılınmasına ilişkin hesap özetinin veya gayrinakdi kredinin ödenmiş olması nedeniyle tazmin talebinin noter marifeti ile krediyi kullanan tarafa (borçluya) gönderildiğine dair noterden tasdikli bir sureti icra müdürlüğüne ibraz ederse icra müdürü İİK’nun 149. maddesine göre işlem yapar. Bu madde hükmüne göre ise “İcra müdürü, ibraz edilen ipotek akit tablosunun kayıtsız şartsız bir para borcu ikrarını ihtiva ettiğini ve alacağın muaccel olduğunu anlarsa, borçluya ve taşınmaz üçüncü şahıs tarafından rehnedilmiş veya taşınmazın mülkiyeti üçüncü şahsa geçmişse ayrıca bunlara birer icra emri gönderir.”
Somut olayda Tapu Sicil Müdürlüğü’nde tanzim edilen 03.09.2009 tarih ve 17917 yevmiye nolu ipotek akit tablosu ile … adına kayıtlı İstanbul Yakacık mah., 14 parsel 9 nolu bağımsız bölüm üzerine dava dışı …’nin alacaklı İşbankasından doğmuş ve doğacak tüm borçlarının teminatını teşkil etmek üzere 200.000 TL bedelle, 1. derecede ipotek tesis edildiği, diğer taraftan alacaklı İşbankası ile … Arasında 14.11.2011 tarihinde imzalanan genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmesinin akdedildiği ve … Elektronik Ltd.Şti,’nin de sözleşmede müşterek borçlu müteselsil kefil olarak yer aldığı anlaşılmıştır.
Alacaklı banka ile … şirketi arasında akdedilen kredi sözleşmesinde müşterek borçlu müteselsil kefil olan … şirketinin doğmuş ve doğacak borçlarının teminatı için tesis edilmiş ipotekle ilgili, ipotek akit tablosunda yer almayan ve İİK. 149. maddesi anlamında borçlu olmayan … şirketi hakkında ipotekli takip yapılamaz. Kredi sözleşmesinden kaynaklanan borç nedeniyle alacaklı tarafından adı geçen şirket hakkında sadece genel haciz yoluyla takip yapılabilir. Borçlu şirket hakkındaki takibin iptali gerekir.
2- İpotek veren … yönünden;
Borçlu … şirketi hakkındaki takibin iptali durumunda sadece ipotek veren … yönünden takibin devam etmesi gerekir. Ancak İİK. 149 maddesi içeriğinden, borçlu ile ipotek veren arasında zorunlu takip arkadaşlığının bulunması nedeniyle haklarında birlikte takip yapılması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu husus İİK.nun 16/2. maddesi gereğince takibin her aşamasında ve süresiz olarak şikayet yoluyla ileri sürülebilir.
HMK.nun 124/3.maddesi uyarınca maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebinin kabulü için, karşı tarafın rızası aranmaz. Aynı maddenin 4.fıkrasında da “dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir” düzenlemesi yer almaktadır. Anılan hükmün icra takiplerinde de uygulanması gerekir. Dolayısıyla ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile yapılan takipte, asıl borçlu takipte gösterilip, ipotek veren gösterilmemiş ya da ipotek verene takip yöneltilip asıl borçlu hakkında takip yapılmamış ise bu durum kabul edilebilir bir yanılgıya dayandığından HMK.nun 124/3.maddesi uygulaması ile anılan kişi sonradan takibe dahil edilmek suretiyle eksiklik giderilebilir.
Bu durumda, borçlu tarafın eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayandığından, alacaklı tarafça talepte bulunulduğu takdirde mahkemece, takibin asıl borçlu şirkete yöneltilmesi için alacaklıya ara kararla kesin süre verilmeli, verilen süre içinde alacaklı tarafından ek takip talebi düzenlenerek takibin asıl borçluya yöneltilmesi (icra emri gönderilmesi) gerekir, verilen kesin sürede takibin asıl borçluya yöneltilmemesi halinde ise takibin iptali yönünde karar verilmelidir.
O halde, yukarıda açıklanan nedenlerle borçlu … şirketi yönünden takibin iptali, ipotek veren … yönünden ise alacaklı tarafa kesin süre verilerek sonucuna göre hüküm tesisi gerekirken mahkemece, yazılı şekilde sonuca gidilmesi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçluların temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 24.03.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.