YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/16751
KARAR NO : 2015/25733
KARAR TARİHİ : 27.05.2015
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme, tehdit
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Tehdit, bir kimsenin başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğini veya malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağını veya sair bir kötülük edeceğini bildirmesidir. Bu suçta fail, ağır ve haksız bir zarara uğratılacağını mağdura bildirmektedir. Gerçekleşmesi failin iradesine bağlı olan ve gelecekte vuku bulacak bir kötülüğün, gerçekleşecek gibi gösterilmesidir. Tehdit mağdurun karar verme ve serbest hareket etme özgürlüğünü kısıtlamalı iç huzurunu bozmalı ve onu endişeye düşürmelidir. Mağdura yapılan tehdidin, onun iç huzurunu bozmaya, onda korku ve endişe yaratmaya elverişli olması gerekir. Failin tehdit fiilini bilerek ve isteyerek işlemesi, verileceği söylenen zararın haksız olması yeterlidir. Fiilde korkutuculuk, ürkütücülük, ciddiyet yoksa tehdit kastının varlığından bahsedilemez. Mağdur haksız bir zarara uğrayacağı endişesine kapılmamışsa, korkutuculuk oluşmamıştır. Tehdit suçunun, bahsedilen yasal unsurlarının gerçekleşip gerçekleşmediği olaysal olarak değerlendirilmeli, fail ile mağdurun içinde bulundukları ortam, söylenen sözler, söylenme nedeni ve söylendiği koşullar nazara alınmalıdır.
Aralarında tahliye davası devam eden kiralayan katılan ile kiracı sanık arasında husumet bulunduğu, bu nedenle sanığın katılana hitaben “senin ölümün benim elimde, bunları sana soracağım” diyerek tehdit ettiği, ayrıca sanığın, kiracısı olduğu dükkanın altında katılana ait olan bodrumdaki havalandırma borularını kaynakla kapatmak suretiyle zarar verdiği iddia edilen somut olayda; tanık …’ın havalandırma borularının pis suyun akmaması nedeniyle katılanın kendisi tarafından kapattırıldığını açıkladığı, sanığın aşamalardaki istikrarlı savunmasında tehdit eylemini kabul etmediği, atılı suçları işlediğine dair savunmasının aksine mahkumiyetine …cede tarafsız tanık beyanı gibi somut bir delil bulunmadığı gerekçesiyle verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Katılanın, havalandırma borularının bir yıldır kaynak yapılması suretiyle kapalı olduğunu, bu durumla hastalığı nedeniyle ilgilenemediğini belirtmesi ve şikayetin altı aylık yasal suresi içerisinde yapılmadığının anlaşılması karşısında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 73. maddesi hükmüne göre davanın düşürülmesi gerektiği halde, yazılı şekilde beraat kararı verilmesi, sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 27/05/2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.