Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/12193 E. 2015/25776 K. 27.05.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/12193
KARAR NO : 2015/25776
KARAR TARİHİ : 27.05.2015

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1- Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yönelik temyiz incelenmesinden;
5271 sayılı CMK’nın 231.maddesine göre verilen ve davayı sonuçlandırıcı nitelikte olmayan “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” ilişkin karara karşı aynı kanunun 231/12. maddesine göre itiraz yolu açık olup temyiz olanağı bulunmadığı, sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karara karşı katılan sanıklar müdafiinin yaptığı itirazı üzerine,…. Ağır Ceza Mahkemesinin yaptığı inceleme sonucunda verdiği red kararları ile verilen hükmün kesinleştiği anlaşıldığından, katılan vekilinin temyiz isteminin, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 317.maddesi gereğince REDDİNE,
2-Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen beraat kararının temyiz incelemesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için,eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak yada bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Sanığın …’un yeğeni olduğu, ancak aralarında geçimsizlik bulunduğu, 27/04/2010 tarihinde vefat eden sanığın dedesi …’un 2008 yılı Mart ayında rahatsızlanarak … Devlet Hastanesi’ne kaldırılınca, sanığın hastane masraflarını ödememek maksadı ile amcası …’dan habersiz Balıkesir …’na giderek kendisini … olarak tanıttığı ve sağlık karnesi çıkartmak amacı ile … adına kuruma anne baba için verilecek sağlık karnesi beyan ve taahhüt belgesini imzaladığı, daha sonra bu belgeye dayanılarak sağlık karnesi çıkartılarak verildiği bu sağlık karnesine göre yapılan 1.979,41 TL’lik hastane masrafının katılan SGK tarafından ödendiği bu şekilde kamu kurumunu zarara uğratmak suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda;
Sanığın dedesinin suç tarihinde doksan beş yaşında olması 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 60. maddesinin c/3 bendi ve 2022 sayılı Muhtaç Kimseler Hakkındaki Kanunda 65 yaşını dolduran ve muhtaç kişilerin sağlık yardımından ücretsiz yararlanacağının belirtilmesi karşısında kamu zararının bulunmayacağı dikkate alınarak, dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı anlaşılmakla mahkemece verilen beraat kararında bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 27.05.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.