YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/14719
KARAR NO : 2015/15987
KARAR TARİHİ : 18.05.2015
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, davalı…’nin maliki oldukları dairelerin müteahhit firması olduğunu, diğer davalı …i.’nin ise satıcısı olduğunu, kendileri yurt dışındayken Belediye görevlileri tarafından kaçak su kullanımına ilişkin tutanak düzenlenip 2.500,00 TL ceza tahakkuk ettirildiğini ve bunu ödemek zorunda kaldıklarını, aralarındaki satış sözleşmesine istinaden yerin yaklaşık 2 metre altında bulunan ve halihazırda üzeri kapalı olan hattın kaçak olup olmadığının kendilerince bilinmesinin mümkün olmadığı, bu hususun, sözleşmede yer alan, yapıda saklı bulunan kusurlar nedeniyle 15 yıllık garanti verilmiş olduğundan, müteaahhit firma ve satış sözleşmesine taraf olan diğer davalının sorumluluğunda olduğunu, bu nedenlerle ödemiş oldukları 2.500,00’er TL cezanın rucüen davalılardan tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı …Davaya cevap vermemiş duruşmalara katılmamış; diğer davalı … davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde kanunda tanımlanan taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir.
Somut uyuşmazlıkta taraflar arasında konut satışına ilişkin sözleşme bulunduğu, 4077 sayılı yasanın 3. maddesi kapsamında davacının alıcı (tüketici), davalının ise satıcı olduğu bu şekliyle taraflar arasındaki hukuki ilişkinin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır.
4077 sayılı yasanın 23. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Bu durumda mahkemece, davaya tüketici mahkemesi sıfatıyla bakılması gerekirken yanlış değerlendirme ile işin esasına girilerek genel mahkeme sıfatıyla yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda birince bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, ikinci bent gereğince tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 25,20 TL harcın istek halinde iadesine, 18/05/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.