YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/22251
KARAR NO : 2015/22321
KARAR TARİHİ : 29.09.2015
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından başlatılan ilamsız takibe karşı borçlu vekilinin, ödeme emri tebligatının hem borçlu asile hem de vekile tebliğ edildiğini, süresinde itirazları üzerine icra müdürlüğünce 24.11.2014 tarihinde takibin durdurulmasına karar verildikten sonra 10.12.2014 tarihinde icra müdürlüğünün kendi kararından dönerek takibin devamına karar verdiği, bu kararının iptali istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, ilamsız takipte asile tebligat yapılmasının esas olduğu, takibe süresinde itiraz edilmediği gerekçesiyle istemin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
7201 sayılı Tebligat Kanunun 11. maddesi gereğince vekil ile takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılması zorunludur.
Somut olayda, … İcra Hukuk Mahkemesinin 2014/16-39 sayılı kararı, mahkemece alınan bilirkişi raporu ve Kozan icra müdürlüğünün 2003/1547 esas sayılı dosyasından fazla ödenen miktarın iadesi talebine dayalı olarak takip yapıldığı, … İcra Hukuk Mahkemesi kararında takip borçlusu …’ı, Av. …’in vekil olarak temsil ettiği, takip dosyasındaki 27.10.2014 tarihli ödeme emri tutanağında borçlu vekilinin ismi yer almamasına karşılık, 11.11.2014 tarihli ikinci ödeme emri tutanağında borçlu vekili olarak Av. … adının yazılı olduğu ve adı geçen vekile ödeme emri tebligatının 14.11.2014 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmıştır.
Bu durumda, alacaklının, takibe dayanak belgelere göre borçlunun vekili olduğunu bildiği ve buna göre takip dosyasından vekile tebligat çıkarıldığından tebliğ tarihine göre itiraz süresinde kabul edilerek takibin durmasına karar verilmesi gerekirken, mahkemece, yazılı gerekçelerle şikayetin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 29/09/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.