Yargıtay Kararı 17. Ceza Dairesi 2015/532 E. 2015/629 K. 13.04.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/532
KARAR NO : 2015/629
KARAR TARİHİ : 13.04.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Muhkem eşyayı kırarak hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle incelenerek, gereği görüşülüp düşünüldü:
1-) Sanık … hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Hükümden sonra 28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun hükümleri de gözetilerek yapılan incelemede;
765 sayılı TCK’nın 493/1. maddesi uyarınca tayin edilen 3 yıl hapis cezası üzerinden aynı Kanunun 81/2. maddesiyle artırım yapılırken artırım oranı 1/5 olarak gösterilmesine rağmen sonuç olarak 3 yıl 6 ay hapis cezasına hükmolunmuş ise de; kazanılmış hak ve karşı temyiz bulunması nedeniyle bu husus bozma nedeni yapılmamış, tekerrüre esas alınan … Asliye Ceza Mahkemesince verilen 03/11/1998 gün ve 1998/402 Esas, 1998/763 Karar sayılı, 04/10/2000 tarihinde infaz edilen ilama ilişkin hatalı olarak gösterilen bazı bilgiler mahallinde düzeltilebilir yazım hataları olarak değerlendirilmiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre, sanık …’ın temyiz nedenleri yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve yasaya uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
2-) Hükümlü … hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Hükümlü … hakkında kurulan 06/11/2002 gün ve 2001/983-953 sayılı ilk hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiğinin anlaşılması karşısında; ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18/09/2007 günlü, 2007/125-186 sayılı kararında açıklandığı gibi, adı geçen hükümlü hakkındaki temyiz edilmeksizin kesinleşen ilk hüküm, ancak suç tarihinden sonra yürürlüğe giren yasalar yönünden uyarlama yargısının konusu olabilir ve genel yargı ile uyarlama yargısı birlikte yürütülemez.
Hükümlü hakkındaki kararın kesinleşmesinden sonra, aynı dosyada sanık olan …’a ilişkin ilk hükmün, adı geçen sanık tarafından temyiz edilmesi ve Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 5237 sayılı Yasa hükümleri uyarınca değerlendirme yapılması için iadesi üzerine, hakkında hüküm kesinleşmiş olan …’ın tekrar yargılama sürecine dahil edilerek, 2. hükmün kurulduğu anlaşılmaktadır. Kurulan bu ikinci hüküm ile bu hükmün temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin bozma ilamıyla; hükümlü hakkındaki davanın ayrılması gerektiği gerekçesiyle bozma kararı verildiği halde bozmanın gereği yerine getirilmeksizin kurulan üçüncü hüküm hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde olduğundan, hukuken varlık kazanmayan bir kararın temyiz davasına konu edilmesi de mümkün değildir.
Bu nedenlerle, hükümlü …’ın hakkında yeniden kurulan 3. hükme yönelik, hükümlünün konusu bulunmayan temyiz talebinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak REDDİNE, 5252 sayılı Kanun’un 9/3. Maddesine göre, gereğinin takdiri yönünden, mahkemesine gönderilmesi için dosyanın incelenmeden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na İADESİNE, 13/04/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.