Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2015/7601 E. 2015/7768 K. 27.04.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/7601
KARAR NO : 2015/7768
KARAR TARİHİ : 27.04.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; atılı suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1 – Suça sürüklenen çocuğun yaşı gözetilerek bazı duruşmaların gizli yerine açık yapılması suretiyle 5271 sayılı CMK.nın 185. maddesine aykırı davranılması,
2- Suça sürüklenen çocuk Yaşar ın kömürlerin yerini gösterip kömürlerin müştekiye iadesini sağlamış olması nedeniyle isabetli olarak etkin pişmanlık hükümleri uygulanıp TCK.nın 168/1. maddesi tatbik edilerek cezadan 2/3 oranında indirim yapılmasına karşın, hükmün 10. fıkrasında iadenin çocuğun kendi rızası ile değil, kolluk kuvvetinin çabaları ile gerçekleştiğinden etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verildiği belirtilerek hükümde çelişki yaratılması,
3 – 04/02/2011 tarihli görüntü izleme tutanağı içeriğine göre, suça sürüklenen çocukların saat 15.28’de 4 torba kömürü çalmalarından sonra, aynı gün 18.08 sıralarında 4 torba kömür daha çaldıklarının anlaşılması karşısında TCK.nın 43/1. maddesinin tatbiki gerektiğinin gözetilmemesi,
4 – Suça sürüklenen çocuğun çaldığı 8 torba kömürün değerinin 52,- TL’den ibaret olması karşısında, TCK.nın 145. maddesi gereğince verilen cezadan belirlenecek oranda indirim yapılması gerektiğinin düşünülmemesi,
5 – 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 106. maddesinin 4. fıkrasında, “Çocuklar hakkında hükmedilen; adli para cezası ile hapis cezasından çevrilen adli para cezasının ödenmemesi halinde, bu cezalar hapse çevrilmez. Bu takdirde onbirinci fıkra hükmü uygulanır.” hükmünün öngörülmüş olması karşısında, ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilmesinin olanaklı olmadığı, bu hükmün uyulmayan diğer tedbir hükümleri açısından da uygulanacağı ve tedbire uyulmaması halinde TCK’nın 50. maddesinde öngörülen başka tedbirlere çevrileceği gözetilmeksizin, kararda, suça sürüklenen çocuk hakkındaki “tedbire uyulmaması halinde, hapis cezasının kısmen ya da tamamen infaz edileceğinin ihtarına” denilerek hüküm kurulması,
6 – 5237 sayılı TCK.nın 31 ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 11/1.maddeleri gereğince, 5395 sayılı Yasanın 5. maddesinde öngörülen koruyucu ve destekleyici tedbirlerin suça sürüklenen ve ceza sorumluluğu olmayan çocuklar bakımından uygulanabileceği gözetilmeden; somut olayda ceza sorumluluğu olan ve hakkında mahkumiyet hükmü kurulan suça sürüklenen çocuk hakkında tedbire hükmedilmesi,
7 – Sonuç ceza 3 ay 10 gün hapis olarak belirlenmesine karşın, hapis cezasının tedbire çevrilmesi sırasında “Suça sürüklenen çocuğa verilen 10 ay hapis cezasının” ibaresi yazılarak çelişki yaratılması,
8 – Sonuç cezaya etkili olmamakla birlikte, TCK.nın 62. maddesinin aynı Yasanın 168/1. maddesinden önce tatbik edilmesi,
9 – Suça sürüklenen çocuğun objektif koşullar yönünden CMK nın 231. maddesinin uygulanmasına engel bir durumu bulunmadığının anlaşılması karşısında, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu tartışılırken “Suça sürüklenen çocuğun suç tarihinde sabıkasının bulunmamakta ise de, aynı nevi hırsızlık suçundan mahkumiyetinin bulunması” şeklindeki kendi içerisinde tutarsız, yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile anılan maddenin tatbikine yer olmadığına karar verilmesi,
10 – Karar başlığında suç tarihinin 03/02/2011 yerine 03/02/2010 olarak gösterilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk … müdafiiinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 1412 Sayılı CMUK’un 326/son. maddesi gereği suça sürüklenen çocuğun ceza süresi yönünden kazanılmış hakkının gözetilmesine, 27 /04/2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.