YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/10836
KARAR NO : 2015/22463
KARAR TARİHİ : 29.09.2015
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından borçlu hakkında bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile başlatılan icra takibinde, örnek 10 numaralı ödeme emrinin tebliği üzerine, borçlunun yasal süre içerisinde icra mahkemesine yaptığı başvuruda, takibe konu senedin teminat senedi olduğunu ileri sürerek borca itiraz ettiği, mahkemece teminat iddiası kabul edilerek takibin iptaline karar verildiği anlaşılmıştır.
HMK’nun 114/1-ı maddesinde, aynı davanın, daha önceden açılmış ve halen görülmekte (derdest) olmaması, dava şartları arasında düzenlenmiştir. Derdestlik, dava açılmasının usul hukuku bakımından ortaya çıkardığı sonuçlardan biridir. Aynı konuda, aynı taraflar arasında, aynı dava sebebine dayanarak daha önce bir dava açılmış ve bu dava görülmekte ise, aynı konunun yeni bir dava konusu yapılması mümkün değildir. Çünkü; aynı konuda iki dava açılmasında davacının korunmaya layık bir menfaati yoktur. Daha önce HUMK’nun 187/4. maddesinde ilk itiraz olarak nitelenen bu husus, HMK’nun 114/1-ı maddesi hükmü ile dava şartı haline getirilmiş olup, aynı Yasanın 115.maddesi uyarınca, tarafların dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürmesi mümkün olduğu gibi, mahkemece de davanın her aşamasında kendiliğinden gözetilerek, dava şartı noksanlığının tespiti halinde davanın usulden reddine karar verilmesi gerekir.
Somut olayda alacaklı taraf, muteriz borçlu tarafından daha önce aynı nedene dayalı olarak … İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2014/385 E. sayılı dosyasında borca itirazda bulunulduğunu, itirazın derdestlik nedeniyle dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
O halde; mahkemece, öncelikle anılan dosya incelenip derdestlik iddiası değerlendirilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde sonuca gidilmesi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 29/09/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.