YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/23864
KARAR NO : 2015/31502
KARAR TARİHİ : 02.11.2015
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıdan 2006 ve 2007 yıllarında ihale ile zeytin mahsülünü 58.225,00 TL ye satın aldığını, 30.01.2007 tarihinde makbuz karşılığı 10.000,00 TL, 01.04.2007 de makbuz karşılığı 22.000,00 TL ve davacıya ihale yapılırken verilen peşinat senedi karşılığı da 22.450,00 TL ödeme yaptığını, ayrıca davalının başkasına olan 3.750,00 TL borcunu ödediğini, buna rağmen davalının 2 ayrı senede dayalı olarak hakkında icra takibi başlattığını, senetlerin ihale bedeline ilişkin olarak verildiğini ve senetlerden dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece,15.02.2007 vade tarihli 17.888,00 TL ve 15.03.2007 tarihli 17.887,00TL’lik senetlerden dolayı davacının dava tarihi itibariyle davalıya 26.225,00 TL asıl alacak, 12.315,70 TL işlemiş faiz borcu olduğunun tespitine, karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle yargılama sırasında öne sürülmeyen hususların temyiz nedeni de yapılamayacağının anlaşılmasına göre davacının aşağıdaki bendin dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı eldeki davada, davalı tarafından aleyhine yapılan icra takibinden dolayı davalıya 47785 TL borçlu olmadığının tesbitini istemiş; mahkemece davacının dava tarihi itibariyle 26225 TL asıl alacak ve 12315,70 TL faiz borcu olduğunun tesbitine karar verilmiş olmakla, davacının 9244,30 TL yönünden borçlu olmadığının tesbitine hükmedilmiş olunmaktadır. Hal böyle olunca yargılamada kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına davanın kabul edilen kısmı olan 9244,30 TL üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi gerekir. Mahkemenin değinilen bu yönü gözardı ederek kabul edilen kısım üzerinden davacı lehine vekalet ücretine hükmetmemiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden usulün 438/7. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca mahkeme kararının hüküm bölümüne ayrı bir fıkra olarak aynen; (davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 1109,32 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine) söz ve rakamlarının yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 02.11.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.