Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2014/40248 E. 2015/31904 K. 04.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/40248
KARAR NO : 2015/31904
KARAR TARİHİ : 04.11.2015

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı emlak komisyoncusu, davalıyla aralarında yaptıkları 17.11.2011 tarihli tellallık sözleşmesi ile davalıya ait kat irtifaklı dairenin satışına aracılık ettiğini, ancak davalının sözleşme ile saptanan tellallık ücretini ödemekten kaçındığını ileri sürerek, 4.500 TL tellallık ücretinin ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, tellallık sözleşmesinin, yetkisi olmadığı halde davacının eşi tarafından imzalandığını, bu nedenle de sözleşmenin geçersiz olduğu, sözleşmede belirtilen taşınmazın, dava dilekçesinde belirtilen taşınmazla ilgisi bulunmadığını belirterek davanın reddini dilemiştir.
Makemece, taraflar arasında sözleşme yapıldıktan sonra, davacıya ait taşınmazın satışının gerçekleştirildiği hususu benimsenerek, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında düzenlenen 17.11.2011 tarihli emlak alım – satım sözleşmesinde dava konusu taşınmaz “…. üzerindeki ….. daire ” olarak belirlenmiştir. Davacı dava dilekçesinde dava konusu taşınmazın ” …, … mevkii ….. mahallesinde bulunan …. üzerindeki …. bulunan kat irtifaklı daire ” olduğunu ve davalı ….. adına kayıtlı bulunduğunu belirtildikten sonra, 22.11.2012 tarihli ıslah dilekçesi ile dava konusu taşınmazın ” …., …, …. Mahallesinde bulunan 1… üzerindeki …. bulunan daire ” olduğu ve aslında davalının eşi …. adına kayıtlı bulunduğunu bildirmiş, davalı ise yargılamanın başından beri dava konusu taşınmazın ” ….. daire ” olduğunu ifade etmiştir. Mahkemece davalı ….’ın eşi …. adına kayıtlı iken 26.03.2010 tarihinde satışı gerçekleştirilen “….. bölüme ” ait tapu kaydı getirtilip, bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bilirkişinin ” davacı tarafından internette resimleri yayınlanan taşınmaz ile keşif yapılan taşınmazın aynı olduğu ” şeklindeki tespiti ile yetinilip sonuca gidilmiştir. Ne var ki, sözleşmede , taşımazın yüzölçümü 2391 m² ve 2 katta bulunan daire olarak belirtildiği, mahkemece sözleşme konusu taşınmaz olarak kabullenilen 191 ada 2 parsele ilişkin tapu kaydında ise ana taşınmazın 2.045 m² büyüklüğünde ve bağımsız bölümün de 1. katta yer aldığı anlaşılmaktadır. Bu kapsamda, sözleşmede nitelikleri belirtilen taşınmaz ile tapu kaydı getirtilip keşfi yapılan taşınmazın aynı taşınmaz olup olmadığı hususunda çelişki mevcut olup, hükme esas alınan bilirkişi raporuyla bu çelişki giderilmiş değildir. Bu yönüyle karar usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 04.11.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.