Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2015/27997 E. 2015/29482 K. 12.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/27997
KARAR NO : 2015/29482
KARAR TARİHİ : 12.10.2015

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı-Modern Kimya avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı İdare, açılan ihaleler sonucunda, davalı işverenlerle hizmet sözleşmeleri yapıldığını, davalı şirketlerin çalıştırmış oldukları işçilerden ….’nün kıdem, ihbar tazminatı ve benzeri işçilik alacakları nedeniyle, iş mahkemesinde açmış olduğu davanın İdare aleyhine sonuçlandığını, başlatılan icra takibi üzerine ödeme yapmak zorunda kaldıklarını ileri sürerek, dava dışı işçiye yapılan 7.735,50 TL ödemenin, davalı firmaların sorumlu oldukları döneme ilişkin olmak üzere ödeme tarihi olan 27.12.2011 tarihinden itibaren uygulanacak yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.  
Davalılar ….. ve ….. davanın reddini dilemişler, diğer davalı ise davaya cevap vermemiştir. 
Mahkemece ….. yönünden davanın reddine, dava dışı işçiye ödenen miktardan diğer davalıların kendi dönemleri ile sınırlı olmak üzere tümüyle sorumlu oldukları benimsenerek, davanın ….. yönünden kısmen kabulüne, davalı …..yönünden tam kabulüne, 4.457,96 TL’sinden davalı ….. sorumlu olmak kaydıyla 7.735,50 TL’nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı ….. tarafından temyiz edilmiştir. 
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir. 
2-4857 sayılı İş Kanununun 2/6. maddesinde, “Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.” hükmü bulunmaktadır.  
Dava konusu olayda da taraflar arasında asıl işveren- alt işveren ilişkisi mevcut olup dava, asıl işveren davacı İdarenin, davalı şirketler tarafından çalıştırılan işçinin açmış olduğu dava sonrasında ödemek zorunda kaldığı miktarın rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Tarafların serbest iradesi ile imzalanan sözleşme ve sözleşmenin eki niteliğindeki genel şartname hükümleri tarafları bağlayıcı nitelikte olup, Şartnamenin 6/ı bendi uyarınca davalı, dava dışı işçiyi çalıştırdığı dönemle sınırlı olmak üzere kendi dönemine isabet eden tüm işçilik haklarından sorumludur.
Mahkemece, taraflar arasında imzalanan hizmet sözleşmesinin eki niteliğindeki genel şartnamenin yukarıda bahsedilen ilgili maddesi ve davalının işçiyi çalıştırdığı dönemle sorumlu olduğu dikkate alınarak hüküm kurulması gerekir. İşçiye ödenen bedelin davalı …..nin diğer davalı ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumluluğu kabul edilerek tahsili cihetine gidilemez.
Öte yandan, icra dosyasına konu edilen takip miktarı 6.873,82 TL; davacı idarenin ödediği miktarın ise 7.735,50 TL olması karşısında, Davalı …..nin tüm aşamalardaki beyanında davacı idarenin kusur ve ihmalinden kaynaklanan fazla ödeme yapıldığı yolundaki iddiası, gerektiğinde ek rapor alınmak suretiyle karşılanarak sonucuna göre hüküm kurulmalıdır.
Diğer taraftan, Davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmesinde kendisini vekil ile temsil ettiren davalı şirket lehine vekâlet ücretine de hükmedilmesi gerekir.
Tüm bu nedenlerle mahkemece verilen hüküm usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.  
SONUÇ: Yukarıda (1) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine,(2) no’lu bent gereğince temyiz edilen hükmün temyiz eden ….. yararına BOZULMASINA, peşin alınan 132,10 TL harcın davalı-Modern Kimya’ya iadesine, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 12/10/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.