Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2015/10096 E. 2015/22468 K. 29.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/10096
KARAR NO : 2015/22468
KARAR TARİHİ : 29.09.2015

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Borçlu …’in temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yargıtay ilamında belirtilen bozma sebepleri doğrultusunda işlem yapılarak karar verilmiş, bozma ile kesinleşen hususların yeniden temyiz sebebi yapılmasına usul hükümleri elvermemiş bulunmasına ve temyiz edilen kararda yazılı gerekçelere göre yerinde olmayan temyiz itirazlarının (REDDİNE),
2- Borçlu …’nin temyiz itirazlarına gelince;
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Takip dayanağı bononun düzenlenme tarihi itibariyle uygulanması gereken 6102 sayılı TTK’nun 39/1. maddesine göre; “Her tacir, ticari işletmesine ilişkin işlemleri, ticaret unvanıyla yapmak ve işletmesiyle ilgili senetlerle diğer belgeleri bu unvan altında imzalamak zorundadır”. Aynı Kanun’un 372/1. maddesinde ise; “ Şirket adına imza yetkisini haiz kişiler şirketin unvanı altında imza atarlar” hükmü yer almaktadır (Aynı konuya ilişkin düzenlemeye mülga 6762 sayılı TTK’nun 544. ve 322. maddelerinde de yer verilmiştir).
Somut olayda, takip dayanağı bonoyu düzenleyenin “…” olarak gösterildiği, hakkında takip yapılan borçlunun ise, … olduğu, muteriz borçlu şirket … ünvanının bonoda tam olarak yer almadığı, dolayısıyla yukarıda öngörülen yasal zorunluluğun yerine getirilmediği görülmektedir. Bu durumda, anılan bono nedeniyle adı geçenin sorumluluğundan söz edilemez.
O halde, muteriz borçlu … yönünden itirazın kabulü ile İİK’nun 169/ a maddesi uyarınca hakkındaki takibin durdurulmasına karar verilmesi gerekirken, adı geçenin bu yöne ilişkin itirazının reddi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlu …’nin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda (2) nolu bentte yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 29.09.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.